Varoluşçu Psikoterapi

Paylaş:

Yaşamın Temel Sorularıyla Cesur Bir Yüzleşme.

Varoluşçu Terapi “insanın kendi varlığıyla olan ilişkisine” odaklanır. Yaşamda anlam arayan, özgün (otantik) bir yaşam sürmek isteyen, kimlik bunalımı ya da varoluşsal krizler yaşayan, yalnızlıkla, belirsizlikle, boşlukla veya hissizlikle mücadele eden bireylere derin ve dönüştürücü bir terapötik yol sunar.

Danışanın “kendi anlam sistemini inşa etmesine” zemin oluşturur.

Terapi sürecinde geçmiş değil, şu an ve gelecek çalışılır.

Anlam arayışına sağlıklı bir yön kazandırır.


  • Hayatın kaçınılmaz gerçekleriyle baş edebilme
  • Kriz dönemlerinde yeniden yapılanma becerisi
  • Özgün ve bilinçli yaşam tercihleri yapabilme
  • Kendi değerlerini ve içsel gücünü keşfetme
  • İçsel tutarlılık ve bütünlüğe ulaşma
  • Duygusal dayanıklılığı güçlendirme
  • Derin ve kalıcı içgörü edinme
  • Kendini gerçekleştirme

Varoluşçu Terapi Nedir?

Varoluşçu Terapi; yaşamın anlamı, özgürlük, sorumluluk, ölüm, yalnızlık, seçimler vb. gibi “temel varoluşsal meseleler” ile yüzleşmeyi sağlayan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli çözümlere odaklanır. Açık Uçlu Sorgulamalar, Sokratik Diyalog, Yüzleştirme, Anlam İnşası gibi yöntemleri kullanır. Danışanın yaşamını bilinçli şekilde anlamlandırması ve özbenliğini inşa ederek özgün bir yaşam sürmesine yardımcı olmayı hedefler.

Bireyin kendi yaşamına, kararlarına, seçimlerine ve yaşamın temel gerçeklerine felsefi bir bakış açısıyla yaklaşmasına olanak tanır.

Varoluşçu Psikoterapinin Özellikleri:

  • Yapı: Felsefi bir temele dayanır ve psikolojik tekniklerden çok “varoluşsal soruları” kullanır. Ben kimim, niçin yaşıyorum, seçimlerim beni nereye götürüyor…
  • Yaklaşım: Bireyin özgür iradesine ve yaşamıyla ilgili sorumluluklarına vurgu yapar.
  • Odak Noktası: Terapinin odağında, anlam arayışı ve yaşamın belirsizlikleriyle yüzleşme vardır.
  • Kapsam: Süreçte doğrudan ele alınan konular; insanın yalnızlığı, ölüm gerçeğiyle yüzleşmesi, özgürlüğü ve sınırlılıklarıdır.

Temelleri 20. yüzyıldaki varoluşçu felsefeye dayanır ve gelişmesindeki öncü isimler Viktor Frankl, Rollo May, Irvin D. Yalom gibi önemli terapistlerdir. Özellikle kimlik bunalımı, depresyon, kaygı, yas ve kayıp süreci, travma, varoluşsal krizler vb. gibi konularda etkili çözümler sağlar.

Varoluşçu Terapi Ne İşe Yarar?

Bireyi pek çok farklı açıdan destekleyip güçlendiren Varoluşçu Psikoterapi;

  • Yaşamda anlam bulmaya
  • İçsel tutarlılık ve bütünlük sağlamaya
  • Daha özgün ve bilinçli yaşam tercihleri yapabilmeye
  • Sorumluluk alma kapasitesini artırmaya
  • Ölüm, yalnızlık, belirsizlik vb. gibi konularla sağlıklı şekilde baş edebilmeye
  • Duygusal dayanıklılığı geliştirme yardımcı olur.

Bireyin içsel gücünü fark etmesini sağlayarak, kendi yaşamına dair sorumluluk almasını teşvik eder. İnsanın “kendini gerçekleştirme” sürecine katkıda bulunur.

Anlam Arayışı

İnsan anlam arayan bir varlıktır ve psikolojik iyilik hali için yaşamı anlamlı kılmak son derece önemlidir. Danışanın içsel tutarlılık ve bütünlük sağlamasına zemin hazırlayan Varoluşçu Terapi, anlam arayışına sağlıklı bir yön kazandırır.

Otantiklik

İnsanın -kendisine sadık kalarak- yaşamını özgün bir biçimde sürdürmesi teşvik edilir. Danışanın bilinçli yaşam tercihleri yapabilme becerisini geliştirmeye odaklanan Varoluşçu Terapi, yaşamla ilişkide özgünlük ve farkındalık geliştirir.

Özgürlük ve Sorumluluk

İnsan kendi hayatından sorumludur. Seçim yapma özgürlüğü vardır, ancak bu özgürlük beraberinde sorumluluk da getirir. Bu bağlamda Varoluşçu Terapi, danışanın sorumluluk alma kapasitesi güçlendirir.

Yalnızlık ve İlişkiler

İnsan özünde yalnızdır, ancak bu yalnızlık “yapıcı bir biçimde” kabul edilip anlamlandırılmalıdır. Danışanın yalnızlık, belirsizlik, yas, kayıp, insanın kaçınılmaz sonluluğu vb. gibi zor konularla baş edebilme becerilerini geliştiren Varoluşçu Terapi, kriz dönemlerinde yeniden yapılanma ve duygusal büyüme sağlar.

Ölüm Gerçeği

Ölüm, hayatı değerli kılar. Varoluşçu Terapi yaklaşımı, ölümün varlığını inkâr etmek yerine onunla yüzleşmeye odaklanır.

Duygusal Dayanıklılık

Süreç boyunca pek çok farklı açıdan danışanın duygusal (psikolojik) dayanıklılığının gelişmesi üzerinde çalışan Varoluşçu Psikoterapi, bireye derin bir iç görü kazandırır.

Varoluşçu Terapi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Varoluşçu Terapi almanın yararlı olabileceği olası durumlar genel hatlarıyla şunlardır:

  • Yaşamın anlamını sorgulama
  • Kimlik arayışı (kimlik bunalımı)
  • Kimlik çatışmaları
  • Orta yaş bunalımı
  • Varoluşsal krizler (boşanma, kayıp, ölüm korkusu vb. gibi)
  • Yas ve kayıp süreçleri
  • Ölümcül hastalıklarla baş etme
  • Yoğun yalnızlık hissi
  • Yaşamdan kopmuşluk duygusu
  • Yoğun suçluluk ya da anlamsızlık hissi

İnsanın kendi varlığıyla olan ilişkisine ayna tutarak, derin bir “kendine dönüş” yolu açar.

Varoluşçu Terapi Kimler İçin Uygundur?

  • Kendi anlam sistemini inşa etmek isteyenler
  • Yaşamda yolunu bulamamış ve anlam arayışında olanlar
  • Kendi değerlerini keşfetmek isteyenler
  • Otantik (özgün) bir yaşam sürmek isteyenler
  • Belirsizlikle baş etmekte zorlananlar
  • Boşluk hissiyle mücadele edenler
  • Varoluşsal meseleleri irdelemek isteyenler
  • Temel kavramlara dair mevcut bakış açısıyla yüzleşmek isteyenler
  • Hayata dair yoğun kaygı ve stres duygularıyla baş etmeye çalışanlar
  • Özgürlük ve sorumluluk bilincini geliştirmek isteyen
  • Hayatını daha bilinçli kararlarla yönetmek ve yönlendirmek isteyenler

Varoluşçu Terapi Süreci Nasıl İlerler?

Varoluşçu Terapi süreci, danışanın varoluşsal meselelerini fark etmesi, onlarla yüzleşmesi ve kendi anlam sistemini inşa etmesi gibi adımlarla ilerler.

  • Farkındalık Geliştirme: Danışan yaşamıyla ilgili temel soruları gündeme getirir. “Ben kimim?”, “Niçin yaşıyorum?”, “Seçimlerim beni nereye götürüyor?”…
  • Sorgulama Yapma: Anlamsızlık, yalnızlık, özgürlük, ilişkiler, seçim, sorumluluk, özgünlük, ölüm vb. gibi temalar derinlemesine incelenir.
  • İçsel Dönüşümü Başlatma: Danışan, seçimlerinin farkına varır ve özgün bir yaşam tarzı geliştirmeye başlar.
  • Sorumluluk Üstlenme: Danışan, geçmişin etkileriyle yüzleşip bugünkü davranışlarını sorumlulukla yönlendirir.

Süreç boyunca psikoterapist, kişinin tüm bu temel varoluşsal meselelerle nasıl başa çıktığını anlamaya çalışır. Böylelikle kişinin özgürlük ve sorumluluk bilincini geliştirmesine, kendi değerlerini keşfetmesine ve hayatını daha bilinçli kararlarla yönlendirmesine rehberlik eder.

Varoluşçu Terapi Nasıl Yapılır?

Varoluşçu Terapi, belirli psikolojik teknikler yerine bazı yaklaşımsal yöntemlere dayalı şekilde ilerler:

  • Açık uçlu sorgulamalar yapılır. “Kimsin?”, “Ne için yaşıyorsun?”, “Seçimlerini belirleyen ne?”, “Bu kararın seni nereye götürüyor?” vb. gibi derin sorularla farkındalık artırmak amaçlanır.
  • Sokratik diyalog yöntemi kullanılır. Danışana kendi anlamına ulaşmasına yardımcı olacak rehber sorular yöneltilir.
  • Yüzleştirme sağlanır. Danışan yaşamındaki kaçınmaları, belirsizlikleri, sorumlulukları ya da seçimleriyle yüzleşmeye teşvik edilir.
  • Anlam inşası başlar. Kayıplar, krizler ve belirsizlikler içinde danışanın kendi anlam sistemini oluşturması desteklenir.

Varoluşçu Terapi Ne Kadar Sürer?

Varoluşçu Terapi, yapılandırılmış ve herkes için geçerli olan belirli (net) bir süreye sahip değildir. Kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli çözümlere odaklanan bu yaklaşım, genel olarak, orta ve uzun süreli terapi sürecine uygundur. Süreyi etkileyen faktörler ise şunlardır:

  • Danışanın ihtiyaçları ve hedefleri
  • Sorgulama derinliği ve yüzleşme isteği
  • Sorunun türü, kapsamı ve derinliği
  • Felsefi düşünmeye yönelik açıklığı
  • Seanslara düzenli katılım
  • Psikoterapist ile kurulan ilişki ve iletişim

Bu ve benzeri faktörlere bağlı olarak Varoluşçu Psikoterapinin ne kadar süreceği, kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Sürecin doğası gereği, her bireyin ihtiyaçlarına uygun belirli ve net bir süre ya da seans sayısı yoktur.

Varoluşçu Psikoterapinin Güçlü ve Zayıf Yönleri

Güçlü Yönler:

  • Bireye özgü bir yaklaşım sunar. Esnek ve kişiye özeldir.
  • Derin ve kalıcı içgörü sağlar.
  • Anlam arayışına ve duygusal gelişime odaklanır.
  • Hayatın kaçınılmaz gerçekleriyle baş etmeye destek olur.

Zayıf Yönler:

  • Bazı bireyler için fazla soyut ve felsefi bulunabilir.
  • Yapılandırılmış psikolojik tekniklerin olmayışı, bazı danışanlar için yönsüz hissettirebilir.
  • Belirli semptomlara (örneğin obsesyon, fobiler) kısa vadeli çözümler sunmada yetersiz kalabilir.

Diğer Yaklaşımlardan Farkı

Teknikten ziyade ilişkisel bir derinlik ve felsefi sorgulama sürecini ifade eder. Bu nedenle diğer pek çok psikoterapi yaklaşımından oldukça farklıdır. Örneğin Bilişsel Davranışçı yaklaşım, daha çok düşünce kalıplarını değiştirmeye odaklanırken Varoluşçu Terapi bireyin kendi varlığıyla ilişkisine odaklanır. Psikodinamik yaklaşım ise geçmiş yaşantılara daha çok önem verirken, Varoluşçu Terapi “şimdi ve burada” deneyimini vurgular. Ya da Duygu Odaklı Terapi yaklaşımında olduğu gibi duygularla değil; daha çok anlam, seçim, ölüm vb. gibi “daha soyut” kavramlarla çalışır. Çözüm Odaklı ya da Destekleyici Terapi yaklaşımları da güncel sorunlara odaklanarak bireyin günlük yaşamdaki işlevselliğini desteklemeyi hedefler.

Bu blog yazımızda Varoluşçu Terapi nedir, ne işe yarar, hangi durumlarda uygulanır, nasıl yapılır, hangi tekniklerden faydalanır gibi temel sorulara detaylı cevaplar sunmaya çalıştık. İlgili diğer sorularınızı, düşüncelerinizi ya da geri bildirimlerinizi yazının altındaki yorum bölümünden iletebilirsiniz. Psikolojik destek ve danışmanlık hizmetleri için Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun ile iletişime geçerek detaylı bilgi alabilir ve randevunuzu oluşturabilirsiniz. Tercihinize göre seanslar hem yüz yüze hem de online ortamda yapılabilmektedir.

Psikoloji kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, tanı ve tedavi süreçleri için mutlaka uzmana başvurunuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir