Grup Psikolojik Destek Hizmetleri

Paylaş:

Yetişkin | Ergen Genç

Grup psikolojik desteği; danışanların deneyimlerini paylaşabilecekleri, değerli içgörüler edinebilecekleri ve psikolojik sağlık yolculuklarında teselli bulabilecekleri “destekleyici ve anlayışlı bir topluluk” yaratır.


  • Diğerlerinin deneyimlerinden öğrenme fırsatı
  • Dinleme ve empati becerilerini geliştirme
  • Sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilme becerisi
  • Kendini ifade yeteneğini güçlendirme
  • Yeni ve farklı bakış açıları kazandırma

Grup Terapisi

Grup terapisi, grup dinamiklerinden ve etkileşimlerinden faydalanma temelinde “sosyal destek mekanizmasını harekete geçirmeye” odaklanan profesyonel bir destek sürecidir. Bu bağlamda terapist ve katılımcılar arasındaki ortak ve gizliliğe dayalı bir süreci ifade eder.

  • Yetişkin Grup Terapisi: Katılımcıların, güvenli ve destekleyici bir ortamda, birbirleriyle iletişim ve etkileşim kurması sağlanmaktadır.
  • Ergen Grup Terapisi: Ergenlik döneminde gerçekleşen zihinsel, duygusal ve bedensel değişimlere uyum sağlama konusunda gençleri desteklemek ve güçlendirmek hedeflenmektedir.

Grup psikolojik desteğinin içeriği ve kapsamı, terapist tarafından belirlenmekte ve katılımcılar buna göre seçilmektedir. Birkaç kişiden oluşan seanslarda “dayanışmayı” merkeze alan bir ortam oluşturmak ve bunu korumak esastır.

Güvenli ve yapılandırılmış bir ortamda gerçekleşen grup terapisi, sorununuzun doğasına bağlı olarak, endişelerinizi ele almak ve hayatınızda olumlu değişiklikler yapmak için ideal bir seçim olabilir.

Yaklaşım ve Planlama


Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun, grup terapisi süreçlerinde “bütüncül” yaklaşımı temel almaktadır.

  • Planlama: Bazı grup terapileri “belirli bir konu” odağında planlanırken; bazıları ise doğrudan tek bir konuya odaklanmayan “genel bir içeriğe” sahip olup, grubun ihtiyacına göre ilerleyen esnek bir yapıda planlanabilmektedir. Her iki süreçte de ana hedef, bireylerin iç dünyalarına odaklanabilmelerini sağlamaktır.
  • İlerleme: Genel gruplarda, katılımcılardan ilgili seansta hangi konunun konuşulmasını istediklerine dair konu örnekleri toplanır. Örneğin; aşk acısı, yas süreci vb. gibi. Gelen öneriler, katılımcılar arasında tek tek oylanır ve en çok oy alan konu, seansın gündemini oluşturur. Konu odaklı grup terapisinde ise katılımcılar, her oturumda ana konuyla ilgili paylaşım yapar. Seans boyunca, konuyla alakalı çağrışımlar, deneyimler ve hikâyeler konuşulabilir.
  • İletişim: Grup duyuruları, Instagram veya web sitesi üzerinden yapılmaktadır. Ek olarak mevcut bireysel danışanlar arasında da -ihtiyaç olduğu düşünülen durumlarda- planlama yapılıp öneri sunulabilmektedir.
  • Süreç: Seanslar, çoğunlukla haftada bir görüşme şeklinde planlanmaktadır. Fakat seçilen ana temaya göre haftada iki görüşme veya iki haftada bir görüşme şeklinde de planlanabilir. Gruplar, genellikle 3-10 kişiden oluşmaktadır.
  • Terapi Türü: Grup terapileri açık veya kapalı şekilde planlanabilmektedir. Kapalı gruplarda, katılımcılar belirlendikten ve süreç başladıktan sonra gruba yeni bir danışan dahil edilmemektedir. Açık gruplarda ise süreç başladıktan sonra da gruba yeni danışanlar dahil edilebilir. Gruplar açılmadan önce, terapinin açık mı yoksa kapalı mı ilerleyeceği katılımcılara bildirilmektedir.

Kapalı grup terapisinde, sonradan gruba yeni katılımcıların dahil olmaması, seanslar boyunca grupta oluşan aidiyet hissini korurken; açık grup terapisinde ise yeni hikâyelerin gruba eklenmesi, grubu daha dinamik hale getirebilir. Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun, dönemsel olarak ihtiyaca göre her iki grup terapisi türünü de yapmaktadır. Uygulama sürecinin detaylarını, sayfanın ilerleyen bölümlerinden inceleyebilirsiniz. Aktif veya planlanan grup terapileriyle ilgili bilgi edinmek için form göndererek sizinle iletişime geçilmesini talep edebilir, WhatsApp hattına yazabilir veya doğrudan 0534 599 7662 numarasını arayabilirsiniz.

Grup terapisi pek çok kişi için güçlendirici bir psikoterapi biçimidir. Etkileşimli beceri grup terapisi seanslarımız, size günlük yaşamınızda kullanabileceğiniz faydalı stratejiler ve araçlar sağlayabilir.

Kapsam

Grup terapisi, pek çok farklı psikolojik bozukluğun ve hem kişisel hem de ilişkisel sorunun iyileştirilmesinde başvurulan, oldukça geniş bir yelpazeye sahip bir psikoterapi biçimidir. Kişinin benliğine, yaşamına veya ilişkilerine yönelik en düşük seviyedeki memnuniyetsizlikten en yüksek seviyedeki işlev bozukluğuna kadar çeşitli sorunları olan insanlara yardımcı olabilir. Bireysel terapilerden farklı olarak, kişilerarası etkileşime dayandığı için de özellikle “sosyal destek ihtiyacı olan bireylerde” oldukça etkili bir yöntemdir.

Psikolojik destek almak isteyen pek çok kişi için uygundur, fakat özellikle aşağıdaki durumları yaşayanlar grup terapisinden yararlanabilir:

  • Yaşadığı sorunlarla yalnız baş edemediğini düşünenler
  • Benzer deneyimleri paylaşan kişilerle bir arada olmak isteyenler
  • İletişim becerilerini geliştirmeyi hedefleyenler
  • Daha sağlıklı sosyal ilişkiler kurmak isteyenler
  • Sosyalleşmekte sorun yaşayanlar
  • Kalabalık ortamlarda rahat hissetmeyenler
  • Kişisel gelişim ve iletişim becerilerini artırmak isteyenler
  • Öz-farkındalık geliştirmeye ihtiyaç duyanlar

Bu gibi durumlarda psikolojik destek almak son derece faydalıdır. Grup terapisi; yaşadığı duyguları veya rahatsız edici düşünce ve davranışlarını çevresindeki kişilere açmakta zorlanan bireylerin, daha rahat hissetmelerini sağlamaktadır. İnsanlar, tek başlarına yüzleşmesi zor olan tüm sorunlarda psikolojik desteğe başvurabilir.

Bazı kişiler için grup terapisi, en faydalı terapi yöntemi olmayabilir. Örneğin panik atak ve kaygı bozukluğu olan bazı danışanlar, diğer kişilerle birlikte ve çok yakın oturmaktan çekinebilir ya da korkabilirler. Bu tür hassasiyetleri olan kişilerde, önce daha farklı bir terapi biçiminin veya yönteminin uygulanması doğru olacaktır. Benzer şekilde; ciddi öfke problemi olan, fiziksel şiddet eylemini kontrol edemeyen ya da şiddete eğilimli olan kişilerin de gruba katılımı sorunlara sebep olabilmektedir. Ayrıca narsistik kişilik bozukluğu gibi çok daha derin psikoterapi süreçlerine ihtiyaç duyulan kimi durumlarda da bazı kişiler uyum gösteremeyebilir.

Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun, süreçte ilk olarak katılımcılarla “ön görüşme” yapmaktadır. Bu görüşmede; kişinin neden grup terapisine katılmak istediği, beklentilerinin ve şikayetlerinin neler olduğu değerlendirilir. Örneğin semptomların fazla olması gibi kimi durumlarda, danışan bireysel terapi desteğine yönlendirilebilir.

Uygulama

Grup terapisi, haftalık belirli periyotlar halinde devam eden bir süreçtir.

  • Süre: Bir seans, genellikle 60 dakika sürmektedir. Fakat bu, birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Örneğin bazı gruplarda; ilk oturum 1 saat, 15 dakika mola ve ikinci oturum 1 saat olmak üzere de planlama yapılabilmektedir.
  • Sıklık: Seanslara genellikle haftada bir görüşme şeklinde devam edilmektedir. Fakat seçilen ana temaya veya kullanılan yöntemlere göre haftada iki görüşme ya da iki haftada bir görüşme şeklinde de ilerlenebilir.
  • Devamlılık: Terapinin toplam süresi, grubun hedeflerine bağlı olarak birkaç ay sürebileceği gibi daha uzun dönemli de devam edebilmektedir.

Sadece bir kişi odaklı olmadığı için toplamda ne kadar süreceği, ilerlemeye ve danışanların sorun yaşadığı konulara bağlı olarak değişmektedir. Süreçte her birey, sıkıntı duyduğu konuda yaşadıklarını, duygularını ve düşüncelerini paylaşır. Seans sıklığı da yine aynı şekilde grup dinamiklerine bağlı olarak şekillenmektedir. Örneğin depresyon, yaygın kaygı bozukluğu vb. gibi rahatsızlıklarda daha yoğun terapi gerekebilmektedir. Kişisel gelişim ve kendini tanıma üzerine yapılan grup terapileri ise birkaç yıl süreli olabilir.

Bireysel Terapi ile Eş Zamanlı Alınabilir mi? Evet, birçok durumda danışanın eş zamanlı olarak iki terapi biçiminden de yararlanması, yaşadığı problemlerin daha kısa sürelerde ve daha etkili bir şekilde iyileştirilmesini mümkün kılmaktadır. Fakat bazı danışanlarda, iki terapiye eş zamanlı devam etmek çeşitli karışıklıklara sebep olmaktadır. Bu noktada dikkate alınması gereken, psikoterapistin değerlendirmesi ve yönlendirmeleridir.

  • Konu Belirleme: Psikoterapist, öncelikle bir konu (tema) belirler. Belirlenen ana tema çerçevesinde, gruba hangi rahatsızlıklara veya sorunlara sahip kişilerin katılacağı ve kişi sayısının ne kadar olacağı netleştirilmektedir. Bununla birlikte teması olmayan genel bir içeriğe sahip grup terapileri de planlanmaktadır. Bu tür gruplarda; konu, her oturumda üyelerin ortak kararıyla belirlenmektedir.
  • Grubu Oluşturma: Bu aşamada danışanlarla birebir görüşmeler yapılarak, gruba uygun olup olmadıkları değerlendirilmektedir.
  • Yöntemi Belirleme: Süreçte yararlanılacak ve seçilen konuya en uygun yöntem ve tekniklere psikoterapist karar vermektedir. Yöntemler, teknikler, içerik ve sürecin ilerleyişi hakkında danışanlar bilgilendirilir.
  • Süreci Planlama: Hem konu hem de seçilen yöntem ve teknikler dikkate alınarak; seans süresi, sıklığı, terapinin toplamda ne kadar süreceği planlanmaktadır.
  • İlk Oturum: İlk oturumlarda katılımcılar birbirlerini tanır, grup kuralları belirlenir ve güvenli bir ortam oluşturulur. Grup içinde konuşulan her şey gizlilik esasına dayanır.
  • Grup Görüşmeleri: Devam eden görüşmelerde, her katılımcı yaşadığı zorlukları paylaşır, diğerlerinden geri bildirim alır ve yeni bakış açıları geliştirir. Bu noktada psikoterapist, grupta sağlıklı iletişim ve paylaşımı destekleyen, süreci yönlendiren ve her bireyin kendini ifade edebilmesine alan açan rehber rolündedir.
  • Yapılandırılmış Etkinlikler: Seanslarda bazen yapılandırılmış etkinlikler veya belirli konular ele alınırken, bazen de serbest paylaşım ortamı oluşturulur.

Bireysel terapiden tamamen farklı dinamikleri içerdiği için grup terapisi yapmak, farklı bir eğitim almayı gerektirir. Bu nedenle sadece bu alanda eğitim almış klinik psikologlar tarafından uygulanabilir.

Psikoterapist, katılımcıların gruba uygunluğunu klinik veriler ışığında değerlendirebilmek için çeşitli psikoloji testlerinden de yardım alabilir. Her zaman gerekli olmasa da zaman zaman farklı tür klinik ölçüm araçları da sürece dahil edilmektedir. Bu klinik testler sayesinde, katılımcının öfke ve fiziksel şiddet sorunu olup olmadığı veya kişilik bozukluğu gibi durumların varlığı anlaşılmakta ve bireyin çok daha nitelikli şekilde yönlendirilebilmesi mümkün olmaktadır. Çünkü bazı durumlarda ilk seçeneğin bireysel terapi olması gerekebilir.

Grup psikolojik destek süreçlerinde başvurulan pek çok farklı terapötik yaklaşım, yöntem ve teknik bulunmaktadır. Bazı yöntem ve teknikler, belirli tür sorunları ele alırken diğerlerinden daha iyi çalışmakta ve daha verimli sonuçlar üretmektedir. Bu nedenle süreçte, grup dinamiklerine uygun olarak farklı yöntem ve tekniklerden yararlanılabilmektedir.

Bilişsel Davranışçı Grup Terapisi: Bireysel olarak uygulanan Bilişsel Davranışçı Terapi içeriği temel olarak burada da geçerlidir. Konu ve katılacak kişiler, önceden belirlenmiştir ve çoğunlukla sonradan katılımcı dahil edilmez. Katılımcılar homojen bir yapıdadır, yani her biri belirli bir psikolojik rahatsızlığa sahip ya da aynı konuda sorun yaşayan kişilerdir. Psikoterapist, daha “etkin ve lider” konumdadır. Bilişsel davranışçı yaklaşımın bireysel uygulamasında olduğu gibi, danışanlara ev ödevleri verilir ve yerine getirmeleri beklenir.

Psikodinamik Grup Terapisi: Bireysel olarak uygulanan Dinamik Psikoterapi içeriği kullanılır. Aktarım, karşı aktarım, yorumlama, direnç analizi gibi tekniklerden yararlanılır. Katılımcılar, heterojen bir yapıdadır, yani farklı sorunları olan kişiler bir araya getirilmiştir. Psikoterapist, daha çok “gözlemci” konumdadır. Yönlendirmeyi psikoterapistten ziyade katılımcılar yapar. Sürece sonradan katılacak kişilere karşı açık bir yapıdadır.

Duygu Odaklı Grup Terapisi: Bireysel olarak uygulanan Duygu Odaklı Terapi içeriği kullanılır. Katılımcılar fark etmedikleri ya da bastırdıkları duyguları keşfeder ve duygularını ifade edebilmeyi öğrenirler. Psikoterapist, daha çok kişilerin duygularını fark etmelerine ve keşfetmelerine rehberlik eder. Katılımcılar arasında güvenli ve kabul edici bir ortam oluşturulur. Bu içerik hem kapalı hem de açık gruba uygundur.

Grup terapisi, bu alanda eğitim almış bir psikoterapistin gözetiminde gerçekleşir. Psikoterapistin rolü -temelde- süreçte kullanılan yönteme göre değişir. Bununla birlikte genel olarak sağlıklı iletişim ve paylaşım ortamı oluşturup, her bireyin kendini ifade edebilmesine alan açmaktan ve süreci yönlendirmekten sorumlu olduğunu söyleyebiliriz. Psikoterapist, uygulamak istediği yönteme göre ya terapiyi yönlendirir ya da iç dinamiklerin kendiliğinden değişmesine izin vererek “gözlem” yapar.

Grup terapisinin en önemli öğesi “paylaşım”dır. Katılımcılar, duygu ve düşüncelerini paylaşırken yargılanmadan kabul görme hissi yaşarlar.

Psikoterapistin etkin rol oynadığı süreçlerde, başlangıçta sorular sorulur ve katılımcıların yaşadıklarıyla ilgili paylaşım yapması beklenir. Bu noktada psikoterapist, danışanları paylaşım yapmaları konusunda cesaretlendirir ve nasıl başlayacaklarıyla ilgili yol gösterir. Güvenli bir ortam sağlanarak herkesin kendi hızında paylaşım yapmasına olanak tanınır. Katılımcılar birbirlerine geri bildirim vererek ve deneyimlerini paylaşarak birbirlerini destekler. Geri bildirimlerle güçlenen katılımcılar, paylaşım yaparak aynı zamanda terapiye gelme nedenleriyle ilgili de farkındalıklarını arttırırlar. Danışanlar paylaşım yaptıkça kendilerini daha rahat hisseder ve hem kendi sorunlarına hem de diğer danışanların sorunlarına karşı daha duyarlı hale gelirler. Yalnızca kendi sorunlarıyla ilgili değil diğer kişilerin de sorunlarını dinleyerek farkındalıklarını geliştirip yalnız olmadıkları fark ederler. Bu, empatinin temelini atar.

Katılımcılar, kendi iç dünyalarını keşfederken, başkalarına da ilham vererek karşılıklı bir iyileşme sürecine girerler.

Fakat terapötik ilerlemenin doğrusal olmadığı unutulmamalıdır. Hayatınızda yeni bir başlangıç yapmış gibi hissettiğiniz olağanüstü seanslar geçirebilirsiniz. Fakat içeri girdiğinizden çok daha kötü hissettiğiniz seanslar da geçirebilirsiniz. Bu gibi durumlarda kararlılık gösterip devam etmek elzemdir. En iyi yöntem hem her şeyi çözmüş gibi hissettiğinizde hem de hayal kırıklığına uğradığınızda tüm duygularınızı açıkça paylaşmanızdır. Bu tür geri bildirimler, terapötik süreci dinamik bir şekilde yönlendirmede hayati önem taşır.

Grup terapisi çevrimiçi platformlar üzerinden de gerçekleştirilebilmektedir. Online grup görüşmeleri, farklı şehirlerde yaşayan ya da yüz yüze katılım imkânı olmayan bireyler için etkili bir alternatif sunar. Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun, ihtiyaca göre online ortamda da grup terapisi yapmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir