Destekleyici Psikoterapi
Paylaş:
Yalın, Etkili ve Güçlendirici Bir Yaklaşım.
Destekleyici Psikoterapi “psikolojik dayanıklılığı artırmaya” odaklanarak, bireyin mevcut yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefler. Özellikle psikolojik açıdan kırılgan, kriz yaşayan, kapsamlı psikoterapiyi tolere edemeyen ya da terapiye ilk kez adım atan bireyler için esnek ve etkili bir yöntemdir.
Destekleyici Psikoterapi Nedir?
Destekleyici Psikoterapi; danışanın psikolojik dayanıklılığını artırmayı, stresle başa çıkmasını kolaylaştırmayı ve günlük işlevselliğini desteklemeyi amaçlayan bir terapi yaklaşımıdır. Kökleri psikodinamik yaklaşıma dayansa da derinlemesine geçmiş analizinden ziyade “şimdi ve burada”ya odaklanır. Süreçte Empatik Dinleme, Teşvik Edici Geri Bildirim ve Yapıcı Rehberlik gibi tekniklerle danışanın; duygularını ifade etmesi teşvik edilir, özsaygısını koruması desteklenir ve baş etme becerileri güçlendirilir.
Derin analizler yapmadan ve danışanın kırılgan psikolojik yapısını gözeterek güç verir, yön gösterir ve yeniden dengeye ulaşmayı sağlar.
Psikoterapi denildiğinde akla çoğu zaman uzun süren, derinlemesine analizlere dayanan, bilinçdışı süreçlerin irdelendiği karmaşık yöntemler gelir. Fakat her bireyin ihtiyacı bu kadar yoğun ya da karmaşık değildir. Bazıları için sadece duygusal destek, yönlendirme ve yapıcı bir ilişki bile başlı başına iyileştirici olabilir. Öte yandan bazı zamanlar değişmekten çok; ayakta kalmak, güvende hissetmek veya anlaşıldığını bilmek en önemli psikolojik ihtiyaçtır. Sade ve işlevsel yapısıyla Destekleyici Terapi tam da böyle bir boşluğu doldurur.
Kısa veya uzun süreli uygulanabilen Destekleyici Psikoterapi -özellikle- psikolojik açıdan kırılgan, kriz yaşayan, ağır semptom gösteren ya da terapiye ilk kez adım atan bireyler için etkili bir yaklaşım olarak öne çıkar.
Destekleyici Psikoterapinin Özellikleri Nelerdir?
Bireyin mevcut kaynaklarını ve güçlü yönlerini ön plana çıkararak, zorlayıcı yaşam olaylarıyla psikolojik uyum sağlamasına yardımcı olur. Bu nedenle özellikle kriz anlarında “psikolojik çöküşü önlemede” etkilidir. Ayrıca psikiyatrik tedaviye eşlik edebilir ve tamamlayıcı rol üstlenebilir.
Temelde danışanın temposuna göre ilerleyen Destekleyici Psikoterapi sürecinde; güvenli, kabul edici, yargılamayan, yapıcı bir alan açmak esastır.
Destekleyici Psikoterapi Ne İşe Yarar?
Destekleyici Psikoterapi sayesinde;
- Duygusal krizlerin yatıştırılması,
- Psikolojik bütünlüğün korunması,
- Yaşam olaylarına uyumun kolaylaşması,
- Başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi,
- Umut ve anlam duygusunun yeniden inşası,
- İşlevselliğin sürdürülebilmesi (çalışma, ilişki, öz-bakım vb. gibi),
- Sosyal destek sistemlerinin etkin kullanımı sağlanır.
Danışanın mevcut kaynaklarını ve güçlü yönlerini desteklemek önceliklidir.
Destekleyici Terapi Hangi Durumlarda Uygulanır?
Destekleyici Psikoterapi yaklaşımının işlevsel ve faydalı olduğu psikolojik zorluklar genel olarak şunlardır:
- Depresyon
- Stres ve anksiyete (iş, okul, sınav, yaşam vb. gibi alanlarda)
- İlişki ve iletişim problemleri
- Kronik hastalıklarla baş etme
- Kronik fiziksel hastalıklara eşlik eden psikolojik zorluklar
- Şiddetli psikiyatrik rahatsızlıklar (şizofreni, bipolar bozukluk vb. gibi)
- Acil kriz durumları (ani boşanma, iş kaybı, hastalık vb. gibi)
- Travma sonrası toparlanma süreci
- Yas ve kayıp süreçleri
- Gelişimsel bozukluklar ya da bilişsel sınırlılıklar
- Yaşlı bireylerde yaşamsal kayıplar
Bu gibi durumlarda sıklıkla tercih edilen Destekleyici Terapi, özellikle “kriz dönemlerinde” bireyin kendini daha güvende ve anlaşılmış hissetmesine yardımcı olur.
Kimler Destekleyici Terapiye Başvurmalı?
- Kapsamlı psikoterapiyi tolere edemeyenler ya da terapiye ilk kez adım atanlar
- Sadece duygusal destek veya yönlendirmeye ihtiyaç duyanlar
- Kriz döneminde olup hızlıca destek arayanlar (kayıp, hastalık, yas süreci vb. gibi)
- Hayatında büyük değişimler yaşayanlar (taşınma, boşanma, emeklilik, iş kaybı vb. gibi)
- Psikolojik açıdan kırılgan durumda olanlar
- Yoğun stres, kaygı ya da duygusal zorlanma yaşayanlar
- Sosyal destek sistemleri zayıf olan, yalnız hisseden kişiler
- Duygusal anlamda tükenmiş hissedenler
- Motivasyon, umut ve enerji kaybı yaşayanlar
- Kendi kaynaklarını toparlamakta zorlananlar
- İşlevselliğini koruyarak yaşamına devam etmek isteyenler
- Duygularını güvenli bir ortamda paylaşmaya ihtiyaç duyanlar
- Hayatındaki sorunlarla tek başına mücadele edemediğini düşünenler
- Kronik hastalık, fiziksel rahatsızlık veya sürekli ağrı ile yaşayanlar
- Uzun süreli psikiyatrik rahatsızlığı olan ve düzenli destek ihtiyacı duyanlar
Bu gibi birbirinden farklı koşullarda dahi Destekleyici Psikoterapi yaklaşımı, bireylere etkili ve işlevsel çözümler sunmaktadır. Özellikle duygusal açıdan çok zorlayıcı olan dönemlerde kişinin toparlanmasına yardımcı olmak için idealdir. Yoğun terapi süreçlerine hazır olmayan ama düzenli psikolojik desteğe ihtiyaç duyanlar da Destekleyici Terapiye başvurabilir.
Destekleyici Psikoterapi Nasıl Yapılır?
Destekleyici Psikoterapi süreci genel olarak şu şekilde işler:
Yapılandırılmış bir çerçeveye sahiptir fakat danışanın ihtiyaçlarına göre esneklik gösterebilir.
Destekleyici Psikoterapi Teknikleri Nelerdir?
- Aktif dinleme ve empati
- Duygusal destek verme
- Gerçeklik testi ve yapılandırma
- Cesaretlendirme ve umut verme
- Pozitif başa çıkma stratejileri önerme
- Problem çözme desteği
- Güçlü yönlerin fark ettirilmesi
- Koruyucu çevresel desteklerin harekete geçirilmesi
Bu gibi tekniklerle bireyin, duygusal çöküntü yaşamasını önlemek ve psikolojik dayanıklılığını artırmak amaçlanır.
Destekleyici Psikoterapi Ne Kadar Sürer?
Esnek bir yapıya sahip olan Destekleyici Psikoterapi yaklaşımı, danışanın ihtiyacına göre kısa ya da uzun süreli olarak uygulanabilir. Kısa süreli çalışmalar, ortalama 3-10 seans arasında; uzun süreli çalışmalar ise aylar veya yıllar sürebilecek şekilde yürütülebilir. Bazı bireyler için bu süreç, süreklilik arz eden bir “destek kaynağı” olabilir. Süreyi etkileyen faktörler genel olarak şunlardır:
- Danışanın tanısı, ihtiyaçları ve hedefleri
- Psikolojik dayanıklılık düzeyi
- Yaşadığı krizin türü, şiddeti, karmaşıklığı ve süresi
- İçsel kaynakları
- Terapiye açıklığı ve motivasyonu
- Terapiste olan güven düzeyi
- Sürece başka tedavilerin (psikiyatrik ilaç, destek grubu vb. gibi) eşlik edip etmediği
Bu ve benzeri faktörlere bağlı olarak Destekleyici Terapi süresi, kişiden kişiye ya da durumdan duruma farklılık göstermektedir. Sürecin doğası gereği, herkes için belirli ve net bir seans sayısı yoktur.
Zor zamanlardan geçen, sosyal desteği sınırlı olan ya da mevcut duygusal dengesini korumak isteyen kişiler bu yaklaşımın dinamiklerinden yararlanabilir.
Yazımızda Destekleyici Psikoterapi yaklaşımının ne olduğu, nasıl uygulandığı, kimler için uygun olduğu ve sağladığı faydaları detaylı şekilde incelemeye çalıştık. Süreç hakkında merak ettiğiniz farklı sorular varsa aşağıdaki yorum alanına yazabilirsiniz. Psikolojik destek ve danışmanlık süreçleri hakkında detaylı bilgi almak ve randevunuzu planlamak için Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun ile iletişime geçebilirsiniz. Seanslar, tercihinize göre online ya da yüz yüze ortamda yapılabilmektedir.
