Sinemada “Çoklu Kişilik Bozukluğu” Temsilleri
Paylaş:
Zihnin sınırlarını keşfetmeye davet eden, benlik kavramını sorgulatan, uzun süre etkisinden çıkamayacağınız sinemanın en popüler ve dikkat çekici çoklu kişilik bozukluğu filmleri…
Zihin, insanın en karmaşık evrenidir. Bazen öyle derin ve öyle çok katmanlıdır ki, içinde birden fazla “benlik” yaşayabilir. Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ya da daha yaygın bilinen adıyla Çoklu Kişilik Bozukluğu, bu evrenin sınırsızlığını en çarpıcı biçimde gösteren psikolojik durumlardan biridir. Bir insanın benliğinde, birden fazla kişiliğin barınmasıyla karakterizedir. Zihin, kimi durumlarda yaşanan travmaların ağırlığıyla parçalanabilmektedir. Bu parçalar da kendini farklı kimlikler ve farklı gerçeklikler olarak gösterebilir.
Kavram, sanki gerçek dünyadan değil de filmlerden fırlamış gibi görünse de aslında tam tersidir. Fakat sinema, bu karmaşık zihinsel tabloyu daha iyi anlayabilmek için güçlü bir farkındalık alanı sağlar. Biz de bu yazıda, bir bedenin içinde birden fazla benliğin var olma mücadelesini farklı açılardan işleyen en iyi çoklu kişilik bozukluğu filmlerine göz atacağız.
En İyi Çoklu Kişilik Bozukluğu Filmleri
- The Three Faces of Eve (1957)
- Sybil (1976)
- Voices Within: The Lives of Truddi Chase (1990)
- Mr. Robot (2015-2019)
- Frankie and Alice (2010)
- United States of Tara (2009-2011)
- Jekyll (2007)
- Fight Club (1999)
- Psycho (1960)
- Primal Fear (1996)
- Kill Me, Heal Me (2015)
- Lost Highway (1997)
- K-PAX (2001)
- The Machinist (2004)
- Black Swan (2010)
- Split (2016)
- Secret Window (2004)
- Beyza’nın Kadınları (2006)
- Identity (2003)
- Stay (2005)
- Anniyan (2005)
- The Uninvited (2009)
- Horse Girl (2020)
- Me, Myself, and Irene (2000)
- Hide and Seek (2005)
- My Name is Bill W. (1989)
Listedeki çoklu kişilik bozukluğu film önerileri, konuyu hem farklı açılardan ele alan hem de farklı türler altında yorumlayan yapımlardan oluşuyor. Gerçek vaka öykülerinden psikolojik gerilime, fantastikten korkuya, bilim kurgudan biyografiye, komediden suça kadar uzanan geniş bir çeşitlilik sunmaya çalıştık. Burada yer verdiğimiz ve spesifik olarak dissosiyatif bozukluk konulu filmlere ek olarak diğer öneri listelerimize de göz atabilirsiniz. » Şizoid, şizotipal, paranoid, histriyonik, borderline, antisosyal ve obsesif-kompulsif bozuklukları ele alan yapımlar için kişilik bozukluğu filmleri listesine bakabilirsiniz. » Şizofrenik karakterleri merkezine alan yapımlar için de en iyi şizofreni filmleri listesini inceleyebilirsiniz.
! Bazı yapımlar; istismar, şiddet, manipülasyon vb. gibi konuları işlediği için rahatsız edici görüntüler ve tetikleyici içerik açısından hassas olan izleyicilerin dikkatli olmasını öneriyoruz.
» Kişilik özelliklerini ve psikopatolojiyi belirlemek için dünya genelinde en yaygın kullanılan envanter hakkında bilgi edinmek için MMPI kişilik testi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Kimlik Bölünmesi Konulu Filmler
Çoklu kişilik bozukluğu filmleri, konuyu işlerken sadece zihinsel bir bozukluğu değil, parçalanmış benliğin dramını, bastırılmış travmatik deneyimlerin etkilerini ve “ben kimim?” sorusunun sarsıcı yankılarını da anlatır. Fakat klinik açıdan her zaman doğru bir tablo sunamayabilirler.
Dissosiyatif Bozukluk: Bireyde iki veya daha fazla sayıda farklı kişiliğin (kimliğin) ortaya çıkmasıyla tanımlanan zihinsel bir sağlık bozukluğudur. Önceleri Çoklu Kişilik Bozukluğu olarak adlandırılsa da DSM-5 ile birlikte Dissosiyatif Bozukluklar altında “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu” olarak listelenmektedir. Benlik, hafıza, algı, bilinç ve çevreyle bağlantının kopması anlamına gelen “dissosiyasyon” ile belirgindir. Dissosiyasyon, bir çeşit çözülme ya da bölünme durumu olarak açıklanabilir.
Bireyin, bu farklı kimliklerine “alter” adı verilir. Alter’ler; farklı isimlere, ses tonlarına, davranış kalıplarına ve hatıralara sahip olabilir. Birey, alter’leri arasında geçiş yapar ve diğer kimlikteyken ne yaptığını hatırlamaz.
! DKB, “ağır travmatik deneyimler” sonucunda ortaya çıkar. Dolayısıyla travma temelli karmaşık bir tanıdır. Sinema, bu konuyu ele alırken, çoğu zaman dramatik etki için abartıya kaçabilir. Yani “gerçeğe yakınlık” ve “sinematik gösterim” her zaman örtüşmeyebilir. Bu nedenle çoklu kişilik bozukluğu filmlerini izlerken özellikle birkaç noktaya dikkat edilmelidir:
– Travma temellidir.
– Farklı alter’ler, birbirlerinin varlığından habersizdir.
– Birey, alter’leri üzerinde kontrole sahip değildir, ihtiyaç durumunda aralarında istediği gibi geçiş yapamaz.
– Genellikle aşırı öfke ve aşırı şiddet eğilimiyle karakterize değildir.
Dissosiyatif Bozukluk, sıklıkla şizofreniyle karıştırılsa da ikisi farklı durumlardır. DKB’de esas problem kimlik bölünmesi ve bellekte kopukluklar oluşmasıdır. Şizofreni ise gerçeklikle bağlantının bozulduğu bir tür beyin hastalığıdır. Birey, olmayan sesler duyabilir (halüsinasyon), olmayan şeylere inanabilir (hezeyan) veya düşünceleri karışabilir. Yani “birden fazla benlik” yoktur, bireyin gerçeği algılama biçimi bozulmuştur.
# Stigma: Psikoloji bağlamında stigma kavramı, bir bireyin veya grubun, çeşitli sebeplerle maruz kaldığı “damgalanma” veya etiketlenmedir. Belirli bir psikolojik bozukluğun ya da psikiyatrik hastalığın toplumda yanlış anlaşılmasından doğar. Bu yanlış anlaşılma, hastaların “anormal” veya “tehlikeli” olarak etiketlenmesine yol açabilir. Stigma, izolasyona ve sosyal dışlanmaya neden olduğu gibi, bireyin tedavi arayışını da engelleyebilir. Bu nedenle kimlik bölünmesi konulu filmler izlenirken stigma gerçeği göz ardı edilmemelidir.
» Travmatik deneyimlerin kontrollü şekilde yeniden işlenmesine yardımcı olan psikoterapi yöntemiyle ilgili bilgi edinmek için EMDR Terapisi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
The Three Faces of Eve (Üç Ruhlu Kadın)

Film | 1957 | Dram, Gizem | Nunnally Johnson
››› çoklu kişilik, bastırılmış travmalar, kimlik bölünmesi…
Gerçek bir olaydan uyarlanan film, sıradan bir kadın olan Eve White’ın içinde birden fazla kişiliğin var olduğunu keşfetmesi sürecini anlatır. Dışarıdan bakıldığında sakin, utangaç ve sıradan bir ev kadını gibi görünen Eve, baş ağrıları ve hafıza kayıpları yaşamaya başladıktan sonra psikiyatriste başvurur. Terapi sürecinde, içinde bambaşka iki kişilik daha olduğu ortaya çıkar: özgür ruhlu ve baştan çıkarıcı Eve Black ile dengeli ve olgun Jane.
✔ Sinema tarihinde dissosiyatif kimlik bozukluğu temasını, ilk kez derinlemesine ele alan çarpıcı bir yapımdır. Bir kadının bilinçdışında bastırılmış travmalarının, kimlik bölünmesiyle nasıl yüzeye çıkabileceğini duygusal olarak etkileyici biçimde anlatır. İzleyiciye; DKB’nin dinamiklerini, çocukluk yaşantılarının yetişkinlikteki yansımalarını ve benlik bütünlüğünü korumanın ne kadar kırılgan olabileceğini gözlemleme alanı açar.
! The Three Faces of Eve, en iyi çoklu kişilik bozukluğu filmleri arasında olsa da terapi süreci, gerçeği yansıtmayacak şekilde, çok kısa sürmektedir. Dönemine göre psikolojik doğruluğa özen gösterilmiştir fakat modern bilgilerle kıyaslandığında bazı öğeler güncelliğini yitirmiş olabilir. İzlerken bu farkındalıkla izlemenizi öneriyoruz.
Sybil

Mini Dizi | 1976 | Biyografi, Dram
››› çoklu kişilik, bastırılmış travmalar, istismar…
Gerçek bir vakaya dayanan Sybil, çocukluğunda istismara uğrayan ve bunun sonucunda çoklu kişilik bozukluğu geliştiren genç bir kadının hikâyesidir. Shirley Ardell Mason’ın çocukluk travmaları sonucu ortaya çıkan 16 farklı kişiliğini ve onu tedavi etmeye çalışan psikiyatristin çabalarını anlatır.
✔ Anlatının merkezinde; farklı yaş ve cinsiyetlerdeki “alter”lerin ortaya çıkışı, amnezi aralıkları ve travmayla bağlantılı savunma mekanizmaları bulunur. Terapötik süreci ve alter’lerin ortaya çıkışını uzun süreli bir anlatımla ve karakter odaklı işler. Derin karakter çözümlemesi ve travmanın DKB üzerindeki rolünü vurgulaması açısından değerli bir yapımdır. İzleyicinin bu yoğun psikolojik acıya yönelik empatik bir bakış açısı geliştirmesine yardımcı olabilir.
! Sybil vakası, tarihsel olarak, popüler çoklu kişilik bozukluğu anlayışını derinden etkilemiştir. Fakat beraberinde de bazı tartışmalar getirmiştir. Dizide işlenen tanısal süreç ve bazı terapötik yöntemler, günümüzde farklı yorumlanmaktadır. Tarihsel bağlama ve güncel bilimsel eleştirilere duyarlı olarak izlenmelidir. Yine de dramatik açıdan yoğun ve öğretici bir başvuru kaynağı olduğunu söyleyebiliriz. İlgilenenler için aynı hikâyenin Joseph Sargent tarafından yönetilen 2007 yapımı filmi de bulunuyor.
Voices Within: The Lives of Truddi Chase

Film | 1990 | Dram | Lamont Johnson
››› çoklu kişilik, bastırılmış travmalar, istismar…
Gerçek bir vakaya dayanır ve Truddi Chase isimli bir kadının yaşamını anlatır. Psikoterapi sırasında çocukken istismara maruz kaldığı ve bunun sonucunda da DKB geliştirdiği ortaya çıkar.
✔ Truddi’nin terapötik yolculuğu, travma kökenleri ve alter’lerin işlevleri detaylı biçimde işlenir. Filmde “çok sayıda alter” olgusunun ve travmanın etkilerinin çarpıcı biçimde gösterildiğini söyleyebiliriz. Travmanın benlik üzerindeki yıkıcı gücü, iyileşme sürecinin uzunluğu ve terapinin karmaşık doğası empatik bir dille aktarılır. Çok sayıda alter ve amnezi dönemleri dramatik biçimde tasvir edilir. Çoklu kişilik bozukluğunu vaka bazında anlamak isteyenler için önemli bir kaynak olabilir. Ayrıca yaygın yanlış anlamaları tartışmak için iyi bir başlangıç noktası da sağlayabilir.
! İçerideki Sesler: Truddi Chase’in Yaşamları, gerçek hayat vakası olması ve travmanın merkezi rolünü net bir şekilde göstermesi açısından en iyi çoklu kişilik bozukluğu filmleri arasındadır. Fakat vakayla ilgili yorumlara yönelik bazı eleştiriler de yapılmaktadır. Yine de DKB’nin karmaşasını anlamak için faydalı olabilir. Çocukluk istismarı ve yoğun psikolojik içerikler sebebiyle tetikleyiciler konusunda hassas olanların izlemesini önermiyoruz.
» İnsan psikolojisini ele alan kitapları keşfetmek için insan doğası ve davranışları hakkında en iyi kitaplar öneri listesine göz atabilirsiniz.
Mr. Robot

Dizi | 2015-2019 | Psikolojik Dram, Gerilim, Siber Suç | Sam Esmail
››› çoklu kişilik, travmatik geçmiş, içsel parçalanma, bastırılmış öfke, anksiyete bozuklukları…
Sosyal anksiyete ve depresyonla mücadele eden Elliot Alderson; gündüzleri çok başarılı bir siber güvenlik uzmanı, geceleri ise siber aktivisttir. Hikâyesi, toplumsal adaletsizliklere karşı mücadele etmek için “fsociety” grubunu kuran karizmatik ve anarşist Mr. Robot ile tanışmasıyla başlar.
Elliot, çalıştığı şirketin siber güvenliğini sağlamakla görevli olduğu yozlaşmış bir şirketi devirmeye çalışma planına dahil olur. Fakat bu süreç, zihninin karanlık taraflarıyla yüzleşeceği derin bir içsel yolculuğa dönüşür. Dizi; teknoloji, toplumsal yabancılaşma, bireysel adalet arayışı ve kimlik çatışmaları etrafında bir gerilim hikâyesi kurar.
✔ Mr. Robot; dissosiyatif kimlik bozukluğu, majör depresyon, anksiyete bozuklukları (sosyal anksiyete, panik atak) ve travmatik kökenleri çok incelikle işler. İçsel parçalanma, bastırılmış öfke ve kimlik bölünmesi durumlarını izleyiciye alegorik biçimde aktarır. Elliot’un iç monologları, gerçeklikle kurgu arasındaki sınırları bulanıklaştırır. Ek olarak teknoloji kaynaklı izolasyon, yalnızlık ve paranoya temaları da güçlüdür. Çoklu kişilik bozukluğunun metaforik ama saygılı biçimde işlendiği az sayıdaki diziden biri olduğunu söyleyebiliriz.
Frankie and Alice

Film | 2010 | Biyografi, Psikolojik Dram | Geoffrey Sax
››› çoklu kişilik, travmatik geçmiş, içsel parçalanma, bastırılmış duygular, ırkçılık…
Gerçek bir vakadan esinlenen ve 1970’lerin Los Angeles’ında geçen hikâye, bir striptiz kulübünde dansçı olarak çalışan Frankie’nin hayatına odaklanır. Dışarıdan bakıldığında güçlü, özgüvenli ve bağımsız bir kadın olan Frankie, zaman zaman kontrolünü kaybettiği deneyimler yaşar ve başka bir kimliğin etkisi altına girer. Bu kimlik, bambaşka bir geçmişe ve ırka sahip olan “Alice”tir. Frankie, bu durumla mücadele ederken, bir psikiyatrist de onun yaşadığı bu derin zihinsel bölünmenin nedenini anlamaya çalışır.
✔ Anlatı, DKB’yi yalnızca tıbbi bir tanı olarak değil, geçmişin acı verici izleriyle baş etme çabası olarak da işler. Özellikle ırkçılık, aile içi baskı ve kimlik çatışması gibi temalar, Frankie’nin içsel bölünmesinin toplumsal yönünü de vurgular. Frankie’nin benliğindeki diğer kişilik, çocukluk travmalarının ve bastırılmış suçluluk duygularının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Film, empatiyi ve yargılamadan anlamayı teşvik ederken, zihinsel rahatsızlıkların arkasındaki insani hikâyeyi de görmemizi sağlar. İzleyiciye; zihnin savunma mekanizmalarına, travmanın benliği nasıl şekillendirebileceğine ve kimliğin ne kadar kırılgan olabileceğine dair düşünme alanı açar.
! Travma bağlantısını vurgulaması, alter’lerin farklı işlevlerini göstermesi açısından çoklu kişilik bozukluğu filmleri arasında önemli bir yapımdır. Fakat bazı sahnelerin, dramatik etkiyi artırmak amacıyla aşırı kurgulanmış olabileceğine dikkat edilmelidir.
United States of Tara

Dizi | 2009-2011 | Komedi, Romantik, Kara Mizah | Diablo Cody
››› çoklu kişilik, travmatik geçmiş, sosyal damgalanma…
Dissosiyatif kimlik bozukluğuna sahip bir kadının, benliği ve ailesi arasında denge kurma çabasını anlatır. Tara’nın çoklu kişilik yapısının aile yaşamını, işini ve bireysel arzularını nasıl şekillendirdiği ve aile fertlerinin bu duruma nasıl uyum sağladığı kimi zaman dramatik kimi zaman da komik biçimde işlenir.
✔ United States of Tara, DKB temasını merkezine koyar ve alter’lerin günlük hayattaki etkilerini, tetikleyicilerini, terapötik sürecini ve ailenin uyum mücadelelerini ele alır. Ayrıca travma geçmişi, utanç, sosyal damgalanma, benlik bütünlüğü vb. gibi konulara da yer verir. Uzun soluklu dizi formatı sayesinde terapi sürecini, aile dinamiklerini ve günlük yaşamın zorluklarını ayrıntılı biçimde gösterir. Konuyu hem hastanın hem de ailesinin perspektifinden derinlemesine işler. Mizah ve dram dengesi açısından en başarılı yapımlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Çeşitli kurgu ögeleri bulunsa da psikolojik açıdan en sağlam, nüanslı ve empatik gösterimlerden biridir. Çoklu kişilik bozukluğu hakkında fikir edinmek için daha hafif tonlu bir içerik arayanlar için uygundur.
Jekyll

Mini Dizi | 6 Bölüm | 2007 | Suç, Korku, Bilim Kurgu | Steven Moffat
››› çoklu kişilik, bastırılmış öfke, kimlik bölünmesi…
Robert Louis Stevenson’ın yazdığı “Dr. Jekyll ve Bay Hyde’in Tuhaf Hikâyesi” kitabının modern bir uyarlamasıdır. Görünürde sıradan bir adam olan Dr. Tom Jackman; şiddet eğilimli, karizmatik ve tehlikeli ikinci bir kişilikle -Mr. Hyde- aynı bedeni paylaşmaktadır. Bu iki farklı kişilik arasında zamanla bir çeşit güç savaşı başlar. Tom, bu süreçte kim olduğunu, nereden geldiğini ve bu “ikinci ben”in kaynağını anlamaya çalışır.
✔ Dr. Tom Jackman karakteri, modern dünyanın baskılarıyla şekillenen ve ahlaki sınırlarını zorlayan bir zihin olarak çizilir. Mr. Hyde ise bastırılmış öfkenin, arzuların ve toplumsal rollerin altında ezilen benliğin dışavurumu gibidir. Aynı hikâyenin 1931 yapımı Dr. Jekyll and Mr. Hyde isimli filmi de eski yapımları sevenler için önerilebilir.
! Jekyll, bastırılmış duyguların inkâr edilmesinin insanı nasıl dönüştürebileceğini ve özden kopuşun tehlikesini göstermesi açısından değerli bir yapımdır. Fakat hem bilimsel hem de psikolojik sınırların ötesine geçen bir kimlik bölünmesi hikâyesini anlatır. Bu nedenle bilimsel açıdan tam olarak doğru bir yansıtma değildir; izleyicinin, klinik teşhis bağlamında sahneleri doğrudan model almaması gerekir.
Fight Club (Dövüş Kulübü)

Film | 1999 | Gerilim, Dram, Suç | David Fincher
››› çoklu kişilik, insomnia, antisosyal eğilimler, kimlik bölünmesi…
Tüketim kültüründen ve benlik yitiminden bunalan bir “anlatıcı” ile özgürlüğün ve yıkımın karizmatik simgesi Tyler Durden arasında gelişen sıra dışı ilişkiyi anlatır. Jack’in tekdüze yaşamı, kronik uykusuzluk sorunuyla daha da çekilmez bir hale gelmiştir.
Psikolojik problemlerinden uzaklaşabilmek için kanserli hastaların terapi grubuna katılır ve orada Marla isimli bir kadınla tanışır. Kısa bir süre sonra da hayatını tamamen değiştirecek olan Tyler Durden ile tanışır. Jack ve Tyler arasındaki ilişki, gizli boks kulüpleri ve giderek büyüyen anarşist hareket çerçevesinde ilerler.
✔ Fight Club; modern adamın yabancılaşmasını, öfkesini ve kimlik arayışını hem çarpıcı hem de provokatif imgeler kullanarak işler. Anlatıda; özellikle DKB, antisosyal (kurallara başkaldırı) eğilimler, kendini yok etme ile “yeniden doğuş” fantezileri, narsisizm eleştirisi gibi temalar öne çıkar. Benliğin tüketimle nasıl zayıfladığı ve öfkenin kolektif yıkıma dönüştüğü konusunda güçlü bir psikolojik alegori sunduğunu söyleyebiliriz. İzleyiciye; öfkenin yapıcı ve yıkıcı potansiyeli, özdeşleşme süreçleri, modern benlik krizi gibi durumlar üzerine tartışma alanı açar.
! Fight Club, çoklu kişilik bozukluğu filmleri arasında sinematik açıdan son derece etkileyici bir yapımdır. Fakat psikolojik motifler, metaforik ve anlatısal amaçlı kullanılmıştır. Dolayısıyla da DKB tanısı bağlamında yanlış anlamalara yol açabilir. Sorunlu tarafı, DKB’nin temelini yanlış anlamış olmasıdır. Çünkü dissosiyatif bozukluğun altında tetikleyici ciddi bir travma bulunur. Farklı bir ifadeyle gündelik mücadelelerle yoğun şekilde boğuşmanın tetikleyebileceği türden bir zihinsel kırılma değildir. Ek olarak DKB’de, hiçbir alter diğerinin farkında değildir.
Psycho (Sapık)

Film | 1960 | Psikolojik Korku, Gerilim, Dram | Alfred Hitchcock
››› çoklu kişilik, bastırılmış travmalar, bastırılmış arzular, kimlik karmaşası…
Emlak ofisinde çalışan Marion Crane, sevgilisiyle evlenebilmek için işyerinden para çalarak kaçar. Bu kaçış sırasında ıssız bir yolda, Bates Motel adındaki küçük bir otelde konaklamak zorunda kalır. Otelin sahibi Norman Bates, kibar ama tuhaf davranışlar sergileyen genç bir adamdır. Marion’ın ortadan kaybolmasıyla birlikte, hikâyenin gizemi Norman ve annesi arasındaki esrarengiz ilişki etrafında şekillenir.
✔ Anlatının merkezindeki çoklu kişilik bozukluğu teması; kimlik karmaşasının, suçluluk duygusunun ve bastırılmış arzuların bir dışavurumu olarak ele alınır. İzleyiciye; bastırılmış duyguların ve çözümlenmemiş travmaların nasıl bir zihinsel parçalanmaya yol açabileceği çarpıcı biçimde hissettirilir.
! Sinema tarihinin en sarsıcı ve unutulmaz psikolojik gerilim filmlerinden biri olan Psycho, korku türüne yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Fakat DKB’nin psikolojik bağlamda ele alınışı gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. Çünkü bu bozuklukta, hiçbir alter diğerinin farkında olmadığı gibi, çoğunlukla aşırı yoğun öfkeyle de karakterize değildir.
Primal Fear (İlk Korku)

Film | 1996 | Psikolojik Gerilim, Suç, Gizem | Gregory Hoblit
››› çoklu kişilik, bastırılmış travmalar, istismar…
Hikâye, Chicago’da işlenen vahşi bir cinayetle başlar. Saygın bir başpiskopos öldürülmüş ve olay yerinde genç bir kilise görevlisi olan Aaron Stampler yakalanmıştır. Cinayet kadar dikkat çekici olan şey; Aaron’ın utangaç, kekeme ve saf görünümüdür. Davayı, kendine çok güvenen ve biraz da şöhret peşinde olan ünlü savunma avukatı Martin Vail üstlenir.
Aaron’ın suçsuz olduğuna inanan Martin, onu medyanın ve adalet sisteminin önüne çıkarır. Ancak davanın ilerleyen aşamalarında, Aaron’ın benliğindeki derin bir çatlak ortaya çıkar. Gerçek ile yalan, akıl ile delilik arasındaki çizgi giderek daha da bulanıklaşır.
✔ Aaron karakteri; bireyin geçmişte yaşadığı istismar ya da yoğun baskı sonucunda zihinsel bir savunma mekanizması geliştirmesinin dramatik bir örneğidir. Primal Fear, psikolojik rahatsızlıkların adalet sisteminde nasıl bir ikilem yarattığını çarpıcı biçimde işler. Öte yandan insan doğasının hem kurbanı hem de caniyi içinde taşıyabilme potansiyelini yani iki yüzlülüğünü de gözler önüne serer diyebiliriz.
! Hukuk ve psikolojinin kesiştiği noktada gerilimi ustaca kurgulayan Primal Fear; izleyiciyi hem mahkeme salonuna hem de insan zihninin karanlık dehlizlerine çeken sinema tarihinin en iyi yapımlarından biri olarak kabul edilir. Fakat ele aldığı konu bağlamında son derece sorunlu tarafları da bulunmaktadır. Filmin sonundaki dramatik “twist” (yön değişimi), DKB’nin gerçek sunumunu basitleştirmektedir. Bu yaklaşım ve tavır, toplumda yaygın olan “vahşi suçluların deli taklidi yaparak cezadan kurtulabileceği” yönündeki hatalı fikri körüklemeye zemin oluşturabilir. Ek olarak bu bozukluğa sahip bireylerin, semptomları üzerinde kontrol sahibi olduğu ve insanları manipüle etmek için onları açıp-kapatabilecekleri gibi gerçekdışı bir algıyı da tetikleyebilir. Bu nedenle film, asla klinik gerçeklikle karıştırılmamalıdır.
Kill Me, Heal Me (Sil Baştan)

Dizi | 1 Sezon 20 Bölüm | 2015 | Romantik Komedi, Dram
››› çoklu kişilik, travmatik geçmiş…
Zengin ve prestijli bir adam olan 7 kişilikli Cha Do Hyun ve onun gizli psikiyatristi Oh Ri Jin’in hikâyesini anlatır. Geçmişte yaşadığı ağır travmalar nedeniyle farklı alter’lere bölünen Cha Do Hyun’un terapi süreci; dramatik, romantik ve mizahi ögelerle işlenir.
✔ Dizide; farklı alter’lerin davranış işlevleri, tetikleyicileri, amneziler ve terapötik müdahaleler detaylı olarak gösterilir. Çocukluk travmaları ve istismar, anlatı boyunca DKB’nin olası kökeni olarak ele alınır. Fakat terapötik ilişki, sınır problemleri ve tedavi yöntemleri tartışmalıdır. Çoklu kişilik bozukluğunu dizi formatında uzun süreli ve nüanslı biçimde görmek isteyenler tercih edebilir. Konuyu empatik bir dille ele alırken, meraklı izleyicilere farkındalık ve vaka dinamiği hakkında çok fazla tartışma konusu verebilir.
Lost Highway (Kayıp Otoban)

Film | 1997 | Psikolojik Gerilim, Gizem, Dram | David Lynch
››› dissosiyasyon, paranoya, kimlik krizi…
Geçmişini hiç bilmediği bir kadınla evlenen Fred Madison, bir süre sonra eşinin onu aldattığından şüphelenmeye başlar. Ardından gelişen olaylarla Fred’in kimlik bölünmesi açığa çıkar. Lost Highway, yoğun sürreal imge kullanımı ve lineer olmayan anlatım dili sebebiyle David Lynch’in en karışık filmlerinden biridir.
✔ Hikâye; dissosiyatif motifler, paranoid düşünceler, suçluluk duygusu, kimlik erozyonu gibi temalar üzerinden okunmaya açıktır. Lynch’in açıklamalarında da bu motiflere gönderme vardır. İzleyicinin; bilinç, hafıza, kimlik, suç ve suçluluk arasındaki ince bağlantıları sembolik düzeyde deneyimleyeceği bir anlatı kurar. Lost Highway, psikolojik okumalar açısından zengin fakat kesin sonuca varmaktan kaçınan bir deneyim sunar. Anlatımın hem oldukça karmaşık hem de çoğunlukla rahatsız edici sürreal bir labirent gibi olduğunu söyleyebiliriz.
K-PAX

Film | 2001 | Bilim Kurgu, Gizem, Tıbbi Drama | Iain Softley
››› dissosiyatif füg, travmatik geçmiş, psikotik çözülme…
K-PAX adlı uzak bir gezegenden geldiğini iddia eden Robert Porter isimli gizemli bir adamın akıl hastanesinde geçen hikâyesini anlatır. Dr. Powell, Porter’a nasıl yardım edebileceğini bulmaya çalışırken bir süre sonra kendi açıklamalarından şüphe etmeye başlar.
✔ Psikolojik açıdan; psikotik semptomlar, dissosiyatif başa çıkma stratejileri ve kronik travma sonrası kimlik korunumu gibi durumları işler. Porter’ın “uzaylı” kimliği, akut bir kaçış/baş etme mekanizması ya da kültürel/metaforik bir anlatı olarak okunabilir. K-PAX, gerçeği kesinleştirmek yerine empatiyi ve insan olmanın öznelliğini vurgular. İzleyiciye; akıl sağlığı ile inanç arasındaki ince çizgi, insanın harici bir benlik inşa ederek kendini koruma eğilimi, psikoterapide merhametin, sorgulamanın ve etik ikilemlerin önemi üzerine düşünme alanı açar. Doğrudan DKB’ye odaklanmasa da psikolojik vaka incelemelerine felsefi bir bakış sunması açısından oldukça başarılı bir yapımdır.
The Machinist (Makinist)

Film | 2004 | Psikolojik Gerilim, Dram | Brad Anderson
››› çoklu kişilik, insomnia, TSSB, temizlik OKB’si, halüsinasyon, dissosiyatif kaçış, psikotik çözülme…
Bir yıldır ağır uykusuzluk çeken fabrika işçisi Trevor Reznik’in gerçeklik algısıyla olan mücadelesini anlatır. Dinlenemediği için giderek daha da zayıflayan bedeni, artan paranoyaları ve anı boşluklarıyla gerçeklik algısını yitirmeye başlayan Trevor, geçmişiyle hesaplaştığı karanlık bir sürece girer.
✔ Anlatının merkezinde; dissosiyatif kimlik bozukluğu, suçluluk kaynaklı psikotik çözülme, insomnia (şiddetli kronik uykusuzluk) sonucu gelişen psikotik semptomlar, travma sonrası stres bozukluğu, travma kaynaklı suçluluk duygusu, halüsinasyon, temizlik OKB’si gibi temalar bulunur. İspanya yapımı The Machinist; travma, suçluluk ve bastırmanın nasıl algı bozukluklarına ve benliğin parçalanmasına yol açabileceğini sembolik bir dilde sunar. Hem ele aldığı konuları işleyişi hem de sunduğu zengin sinematografik imgelerle en iyi çoklu kişilik bozukluğu filmlerinden biridir.
Black Swan (Siyah Kuğu)

Film | 2010 | Psikolojik Gerilim, Dram | Daren Aronofosky
››› kimlik bölünmesi, içsel parçalanma, halüsinasyon, paranoya, mükemmeliyetçilik, yeme bozukluğu…
Yıldız olmanın eşiğinde, genç ve hırslı balerin Nina’nın hikâyesini anlatır. Prestijli bir balede -Kuğu Gölü Balesi- başrolü aldığında Nina’yı mükemmeliyet arzusu tüketmeye başlar. Rolün “beyaz kuğu” (masum) ve “siyah kuğu” (yıkıcı) yönlerini aynı anda taşıması beklenir. Sanat yönetmeninin bu beklentisi ve kışkırtıcı bir rakip, Nina’nın gerçeklik ile imgelemleri arasındaki sınırının bulanıklaşmasına sebep olur.
✔ Psikolojik açıdan; perfeksiyonizm (mükemmeliyetçilik), obsesif kişilik özellikleri, yeme/beden sorunları, halüsinasyon, paranoya, gerçeklik algısının bozulması, kimlik bölünmesi gibi konuları işler. “Beyaz” ve “siyah” kuğu arasındaki dönüşümler, Nina’nın içsel parçalanmasını metaforik ve görsel olarak temsil eder. Bu süreçte; Nina’da kontrol, katılık ve bedenle ilgili takıntılar (zorlayıcı rejimler) görülür. Halüsinasyonlar, paranoya, gerçeklik algısının bozulması ve şiddet içeren iç imgeler film boyunca belirgindir. Doğrudan DKB’ye odaklanmasa da Black Swan; mükemmeliyetçilik, performans baskısı ve bedenle ilgili kültürel beklentilerin zihin sağlığı üzerindeki tahribatını güçlü bir sinematik dille aktarır. İzleyiciye; başarı ve sanatın baskısı, sınırların erozyonu ve zihinsel çöküşün dramatik belirtileri sezgisel olarak hissettirilir.
Split (Parçalanmış)

Film | 2016 | Psikolojik Gerilim, Korku | M. Night Shyamalan
››› çoklu kişilik, bastırılmış travmalar, istismar…
Yönetmen Shyamalan’ın; Unbreakable (2000), Split (2016) ve Glass (2019) üçlemesinin parçasıdır. Hikâye, Kevin adlı bir adamın üç genç kızı kaçırmasıyla başlar. Kevin, zihninde birbirinden tamamen farklı 23 ayrı alter’e sahiptir. Kaçırılan kızlar, Kevin’in zihninde süregelen bu iç savaşın ortasında hayatta kalmaya çalışırken, henüz tamamen ortaya çıkmamış olan 24. alter de uyanmaktadır.
✔ Kevin’in parçalanmış benliği, geçmişte yaşadığı ağır istismar ve travmaların bir sonucu olarak işlenir. Split, travmanın bir insanı nasıl farklı “benliklere” ayırabileceğini ve bu benliklerin bazen hayatta kalmak için bir savunma mekanizması olarak gelişebileceğini göstermeye çalışır. İzleyiciye, insan zihninin travma karşısında ne kadar karmaşık ve uyumlu olabileceğini gözlemleme alanı açar. Kimliğin tek bir sabit yapı değil, deneyimlerle şekillenen çok katmanlı bir sistem olduğunu vurgular.
! Zihinsel bozukluğu sansasyonel biçimde kullanımıyla gişe başarısı yakalamış olsa da psikoloji alanında “stigma” yaratmakla eleştirilmiştir. Çoklu kişilik bozukluğunu, tehlikeli ve suç işleyen insanlarla yoğun bir şekilde ilişkilendirme eğilimi, gerçeği yansıtmamaktadır. Kevin karakterinin, farklı alter’leri canlandırma performansı son derece etkileyici olduğu için izleyici üzerinde güçlü bir duygusal etki bırakır. Fakat gerçekçilik yerine dramatik bakış olarak değerlendirilmelidir.
Secret Window (Gizli Pencere)

Film | 2004 | Psikolojik Gerilim, Gizem, Dram | David Koepp
››› dissosiyatif füg, paranoya, psikotik çözülme…
Eşiyle boşanmasının ardından uzak bir göl evinde inzivaya çekilen başarılı bir yazarın, kendisini hikâyesini çalmakla suçlayan bir yazar adayıyla yaşadığı mücadelesini konu alır.
✔ Secret Window; dissosiyatif füg mekanizmaları, paranoya, suçluluk kaynaklı bölünmüşlük, psikotik çözülme vb. gibi temaları işler. Açıkça adlandırılmasa da DKB teması güçlüdür. Gerilim; bireyin kendisiyle hesaplaşması, bastırılmış travma ve benlik parçalanmasının tetiklediği yıkıcı davranışlar üzerinden kurulur. İzleyiciye, bastırılmış suçluluk duygusu ve kimlik parçalanmasının savunma mekanizması olarak nasıl çalışabileceği üzerine sorgulama alanı açar. Yaratıcı başarısızlık, suçluluk duygusu ve benlik parçalanmasının nasıl şiddetli içsel çatışmalara dönüşebileceğini göstermesi açısından başarılı olan çoklu kişilik bozukluğu filmlerinden biridir.
Beyza’nın Kadınları

Film | 2006 | Suç, Gizem, Gerilim | Mustafa Altıoklar
››› çoklu kişilik, travmatik geçmiş, istismar, ilişkisel bağımlılık…
Yaşamı olağan akışında ilerleyen Beyza’nın ara sıra yaşadığı tuhaf hafıza kayıplarıyla giderek dengesini kaybettiği hikâyesini anlatır. Beyza hatırlayamadığı kayıp zamanlarının peşindeyken, İstanbul’un farklı yerlerinde kesik vücut parçaları ortaya çıkmaya başlar. Bu seri cinayetleri araştıran komiser Okan’ın iş ortağı ise Beyza’nın psikiyatr eşi Doruk’tur.
✔ Anlatının merkezinde çoklu kişilik bozukluğu teması yer alırken, duygusal yetersizlik ve ilişkisel bağımlılık gibi psikolojik motifler de işlenir. Psikolojik derinliği bağlamında Türk sinemasında özel bir yere sahip çoklu kişilik bozukluğu filmleri arasındadır. Fakat klinik olarak doğru bir temsil sunma konusunda yetersizdir.
Identity (Kimlik)

Film | 2003 | Psikolojik Gerilim, Gizem | James Mangold
››› dissosiyatif bozukluk, içsel çatışma, paranoya, grup dinamikleri…
Şiddetli bir fırtınada Nevada çölündeki izbe bir otelde mahsur kalan ve birbirini tanımayan 10 kişinin yaşadıklarını anlatır. Teker teker öldürüldüklerini fark edince birbirleriyle tanışan yabancılar; olası tehditler, geçmiş hesaplaşmalar ve karanlık sırlar eşliğinde paranoya dolu bir akışa sürüklenir.
✔ Identity, farklı karakterlerin davranışları üzerinden pek çok farklı okuma yapmaya müsaittir: paranoya, suçluluk duygusu, deliryum, dissosiyatif motifler, kriz anında bireyin savunma mekanizmaları (inkâr, saldırganlık, iş birliği), grup dinamikleri… Ayrıca “kişilik” ve “kimlik” kavramlarını sorgulatan temalar da üretir. İzleyiciye, önyargılar ve kriz anındaki zihinsel kısa devreler üzerine düşünme alanı açar.
! Identity, sinematik açıdan son derece etkileyici bir yapımdır. Fakat psikolojik motifler, metaforik ve anlatısal amaçlı kullanılmıştır. Dolayısıyla da DKB tanısı bağlamında yanlış anlamalara yol açabilir.
Stay (Gitme)

Film | 2005 | Psikolojik Gerilim, Gizem | Marc Forster
››› dissosiyasyon, travmatik geçmiş, psikotik çözülme…
Bir psikiyatristin, intihar eğilimli öğrencisinin intihar planlarını engellemeye çalışmasını konu alır. Bu süreçte “gerçeklik” ile “rüya ve anılar” iç içe geçmeye başlar.
✔ Hikâye; dissosiyatif bozukluk, psikotik çözülme, gerçeklik kaybı, travma sonrası algı bozuklukları gibi temalar üzerine yoğun ve soyut bir inceleme sunar. Bilinç, ölüm ve kimlik temalarını rüya benzeri bir estetikle işlerken, izleyiciyi sürekli olarak “gerçek mi hayal mi?” ikilemine soktuğunu söyleyebiliriz. Bilinç akışını ve zihinsel bölünmeyi sinematik açıdan son derece estetik bir görsel dille yansıtır. İzleyiciye; ölüm kaygısı, zihinsel dağılma, bilinç halinin katmanları, bilinç halleri arasındaki sınırın ne kadar geçirgen olabileceği, zihnin çarpıtıcı savunma mekanizmaları üzerine düşünme alanı açar.
Anniyan

Film | 2005 | Psikolojik Gerilim, Suç, Dram | S. Shankar
››› çoklu kişilik, antisosyal kişilik, adalet takıntısı…
Hindistan yapımı Anniyan, toplumdaki yozlaşma ve adaletsizliğe dayanamayan Ramanujam’ın topluma zararlı olduğunu düşündüğü insanları cezalandırmak için “vicdan” adı altında gerçekleştirdiği eylemlerini konu alır. Gündüzleri avukatlık yapan Ramanujam, geceleri ise kadim bir metin olan “Garuda Purana” ışığında adaleti sağlamaya çalışır.
✔ Karakterin farklı alter’lere bürünen yönleri, çoklu kişilik bozukluğu motifleriyle paralel okunabilir. Bununla birlikte toplumsal adaletsizliklere verilen uç tepkiler, antisosyal kişilik ve kompulsif davranış eğilimlerini çağrıştırır. Bireysel psikopatolojiyi toplumsal eleştiriyle harmanlayan Anniyan, “bireysel travma” ile “toplumsal öfke” arasındaki gerilimi işler diyebiliriz.
! Sinematik dili, yüksek temposu ve gerilim unsurları ile dikkat çekmiş olsa da çoklu kişilik bozukluğu tanısı açısından yanlış anlamalara yol açabilir. İzlerken sinematik abartıya dikkat edilmelidir.
The Uninvited (Davetsiz)

Film | 2009 | Psikolojik Gerilim, Gizem, Fantastik | Charles Guard & Thomas Guard
››› çoklu kişilik, bellek bozuklukları, manipülasyon, benlik krizi…
Psikiyatri kliniğinden yeni çıkmış genç bir kadın, evine döndüğünde üvey annesinin bir şey sakladığından şüphelenir. Kısa bir süre sonra evde gizemli olaylar, geçmişin sırları ve hatırlanamayan anılar yüzeye çıkmaya başlar.
✔ Psikolojik açıdan; çoklu kişilik bozukluğu, bastırılmış travmanın parçalanmış algısı, bellek bozuklukları, travmanın tetiklediği benlik krizi gibi temalar öne çıkar. Ayrıca aile içi manipülasyon, inkâr ve suçluluk duygusu gibi temalarla birlikte, gerçeklik ile anıların çarpıtılması üzerinde de durulur. İzleyiciye; hafıza ve benlik arasındaki hassas ilişkiyi, travmanın anıları nasıl çarpıtabileceğini ve aile sırlarının birey üzerindeki yıkıcı etkilerini sorgulama alanı açar. Gerilim atmosferi oldukça yoğun olan The Uninvited; hafıza, suçluluk ve benlik arasındaki çatışmayı şaşırtıcı biçimde işler diyebiliriz.
Horse Girl

Film | 2020 | Dram, Gizem, Gerilim | Jeff Baena
››› dissosiyatif bozukluk, psikotik çözülme, sosyal izolasyon…
Sosyal olarak içedönük ve yalnız bir kadın olan Sarah, rutin hayatında tuhaf olaylar ve anı boşlukları yaşamaya başlar. Rüyalar, gerçeklik ve paranoya iç içe geçerken, Sarah’nın gerçeklikle ilişkisinde giderek daha büyük bir belirsizlik oluşur.
✔ Hikâyede; dissosiyatif bozukluk, psikotik çözülme, anksiyete, sosyal izolasyonun zihinsel etkileri vb. gibi temalar baskındır. Ayrıca anlatıda, “rüya” ile “gerçek” sınırının bulanıklaşması da önemli bir rol oynar. İzleyiciye; zihinsel çöküşün yavaş, içsel ve çoğu zaman görünmez doğasını, yalnızlık ve sosyal izolasyonun zihinsel sağlığa etkisini empatik bir gözle deneyimleme olanağı sağlar. Horse Girl’ün, gerçeklik algısı ve zihinsel çözülme temalarını dingin ama rahatsız edici bir dille işlediğini söyleyebiliriz.
Me, Myself, and Irene (Ben, Kendim ve Sevgilim)

Film | 2000 | Kara Mizah | Bobby Farrelly & Peter Farrelly
››› dissosiyatif bozukluk, borderline (sınırda) kişilik eğilimleri…
Jim Carrey’nin canlandırdığı kibar, iyi niyetli ve çekingen polis memuru Charlie’ye, kaçak bir kadını yakalayıp New York’a geri getirmesi görevi verilir. Bu süreçte Charlie, baskı altında gelişmiş ikinci benliğiyle de mücadele eder.
✔ Hikâye, dissosiyatif bozukluk ve baskı altında ortaya çıkan davranış değişiklikleri üzerinden okunabilir. Charlie’nin benliğini şekillendiren baskılar, ilişkiler ve stresler ele alınırken, farklı alter’leri arasında gidip gelen durumları eğlenceli ve absürt bir dille işlenir.
! Çoklu kişilik bozukluğunu mizah amacıyla oldukça abartılı ve kurgusal bir şekilde kullanır. İlk olarak DKB’de farklı alter’ler, birbirinin varlığından haberdar değildir. Dolayısıyla da hem birlikte hareket edemez hem de birbirlerine karşı mücadele edemezler. Gerçeklikten ziyade eğlenceli bir abartı olarak izlenmelidir. Hafif ve eğlence odaklı çoklu kişilik bozukluğu filmleri arayanlar için uygun bir seçim olabilir.
Hide and Seek (Saklambaç)

Film | 2005 | Korku, Gizem | John Polson
››› dissosiyatif bozukluk, paranoya, aile içi travmatik deneyimler, hayali arkadaş…
Eşinin intiharının ardından küçük kızının sorumluluğunu üstlenen bir baba, hayatını toparlamaya çalışırken, bir yandan da kızının Charlie isimli hayali arkadaşıyla mücadele eder. Başlangıçta masum görünen bu arkadaşlık; zamanla tehditkâr, manipülatif ve tehlikeli bir hâl almaya başlar.
✔ Anlatının merkezinde; dissosiyatif bozukluk, çocukluk travması, hayali arkadaşların psikolojik işlevleri vb. gibi temalar bulunur. Kızın davranışları, travma sonrası savunma mekanizmaları ya da benlik parçalanması üzerinden okunabilir. Baba figüründe ise suçluluk duygusu ve paranoya hâkimdir. İzleyiciye; çocukluk travması ve ebeveyn kaybının zihinsel bölünmeye nasıl zemin hazırlayabileceği, ihmal/istismar sonrası ortaya çıkabilecek psikolojik savunma biçimleri, aile içindeki gizli dinamiklerin nasıl yıkıcı etkiler yaratabileceği üzerine düşünme alanı açar. Konuyu ele alışı bilimsel gerçeklikle örtüşmese de korku türünde çoklu kişilik bozukluğu filmleri arayanlar tercih edebilir.
My Name Is Bill W. (Benim Adım Bill W.)

Film | 1989 | Dram | Daniel Petrie
››› dissosiyatif bozukluk, alkolizm, içsel parçalanma, kimlik çatışması…
Adsız Alkolikler isimli kuruluşun kurucusu Bill Wilson’ın gerçek hikâyesini anlatır. Başarılı ve saygın bir iş adamı olan Bill’in alkol bağımlılığıyla mücadelesi, bağımlılıkla birlikte içsel parçalanma ve kimlik çatışması süreçlerini işler. Bağımlılık döngüsünü, itirafı, dönüşümü ve topluluk desteğinin iyileştirici gücünü gerçek bir hikâyenin etrafında işler.
✔ Anlatı; madde bağımlılığı, bağımlılığın getirdiği dissosiyatif kaçış halleri, “eski ben” ile “yeni ben” arasındaki bölünmüşlük gibi temalar üzerinden okunabilir. Bağımlılığın kimlik üzerindeki tahribatını derinlemesine işlerken; kurtuluş sürecindeki öz-farkındalık, sorumluluk ve sosyal destek mekanizmalarının önemine da vurgu yapılır. Bağımlılığın hem biyolojik hem psikolojik doğasını; iyileşmede topluluk, bağlılık ve sürekli emek gerektiren süreçleri empatik ve öğretici biçimde gösterir. İzleyiciye, kişiliğin sürekliliği ve benlik bütünlüğü üzerine içgörü kazanma alanı açar. Doğrudan DKB’ye odaklanmasa da umut ve iyileşme temalarını güçlü biçimde aktaran başarılı bir yapım olduğunu söyleyebiliriz.
DKB ile başa çıkmak bireyin hem kendisi hem de çevresi için oldukça zorlayıcı olabilir. Bu bağlamda kimlik bölünmesi konulu filmler, DKB’nin doğasını ve yaşamla ilişkisini daha iyi anlayabilmek açısından faydalıdır. Burada sunduğumuz öneriler; yalnızca zihinsel bir rahatsızlığı anlatmıyor, insan zihninin ne kadar karmaşık, kırılgan ve aynı zamanda dayanıklı olabileceğini de gösteriyor. Tüm bu hikâyeler, “gerçek benlik” kavramını sorgulatırken, bastırılmış acıların nasıl yeni benliklere dönüşebileceğini de düşündürüyor diyebiliriz. İzlerken kimi zaman rahatsız edici, kimi zaman büyüleyici gelen çoklu kişilik bozukluğu filmleri, aslında hepimizin içinde taşıdığı görünmeyen yönleri fark etmeyi sağlayabilir. Sizin de bu listeye eklemek istediğiniz öneriler varsa, aşağıdaki yorum alanından paylaşabilirsiniz.
