Bireysel Psikolojik Destek Hizmetleri

Paylaş:

Yetişkin | Ergen Genç

Bireysel psikolojik destek, danışanın kendi içsel yolculuğuna çıkarken terapistin de bu yolculukta kendisine rehberlik ettiği “dönüşümsel” bir süreçtir.


  • Hayatın akışıyla psikolojik uyumlanma
  • Kendini kabul ve öz-şefkat gelişimi
  • Psikolojik ve duygusal bütünlük
  • Sağlıklı başa çıkma becerileri
  • Özgüven ve motivasyon
  • İçgörü ve kendilik bilgisi
  • Duygusal dayanıklılık

Bireysel Terapi

Bireysel terapi (psikoterapi), danışanın klinik psikolog ile birebir çalıştığı profesyonel bir destek sürecidir. Bu bağlamda terapist ve terapi gören kişi arasındaki ortak bir süreci ve iş birliğini ifade eder.

  • Bireysel Yetişkin Terapisi: İyileştirici bir iş birliği ortamı sağlanarak, danışanın üzerinde çalışmak istediği sorunlar veya durumlar tek tek ele alınmaktadır.
  • Bireysel Ergen Terapisi: Ergenlik döneminde gerçekleşen zihinsel, duygusal ve bedensel değişimlere uyum sağlama konusunda danışanı güçlendirmek ve aynı zamanda ebeveynleri de desteklemek hedeflenmektedir.

Bireysel psikolojik desteğin içeriği ve kapsamı, danışanın ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir. Kimi zaman geçmiş yaşantılar, kimi zamansa güncel sorunlar ve geleceğe dair hedefler ele alınır.

Yaklaşım


Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun’un bireysel terapi sürecine temel yaklaşımı; farklı psikoterapi yöntem ve tekniklerini bütünleştirerek hem kapsamlı hem de çok yönlü ve katmanlı bir destek sağlamaya dayanmaktadır. Süreçte; zihinsel, duygusal, fiziksel ve davranışsal sorunların “bütüncül” şekilde iyileştirilmesine odaklanılır.

Danışanın psikolojik sağlığını ve refahını iyileştirmek esastır.

  • Kişiselleştirme: Terapi süreci, her bireyin benzersiz ihtiyaçları gözetilerek kişiye özel bir yaklaşımla tasarlanmakta ve kişiselleştirilmektedir.
  • Bütüncül Yaklaşım: Terapi içeriği; danışanın mevcut durumuna, koşullarına ve hedeflerine en uygun olan yaklaşımları, yöntemleri ve teknikleri belirleyerek planlanmaktadır.
  • Çok Yönlü Destek: Terapinin yol haritası, danışanın kişisel ihtiyaçlarına ve hedeflerine cevap verebilecek şekilde dikkatle yapılandırılmaktadır. Bu bağlamda kişinin ortaya koyduğu sorun veya durum, farklı ekoller bağlamında ele alınarak çözümlenmeye çalışılır. Süreç boyunca, farklı yaklaşım ve yöntemler bir arada ya da tek başına kullanılabilmektedir.
  • Dinamik Süreç Yönetimi: İlerleme, düzenli olarak izlenir ve gerektiğinde müdahaleler yeniden yapılandırılır. Başlangıçta dikkatli bir değerlendirme yaparak en uygun teknikleri seçmek esastır. Bununla birlikte süreç -zamanla yaşanan yeni gelişmeler dikkate alınarak- esnek ve dinamik şekilde yönetilmektedir.
  • Doğru Hedeflendirme: Terapide genel bir hedefin yanı sıra, genel hedefi küçük hedeflere ayırarak seanstan seansa değişebilen daha odaklı hedefler de belirlenmektedir. Bu yaklaşım sayesinde danışanın, hangi belirli bölümlerde zorluk çektiği ve üzerinde daha fazla çalışmak istediği kolayca tespit edilir.
  • Tutarlılık ve İlerleme: Terapinin, danışanın psikolojik sağlığına ya da günlük işlevselliğine etkilerini analiz edebilmek için gerektiğinde çeşitli klinik ölçüm araçları da sürece dahil edilmektedir.
  • Esneklik: Danışanın fark ettiği görünür sorunlar, bazen daha uzun süreli kalıpları keşfetmek için bir “geçit” görevi görebilir. Bu bilinçle seans sıklığına ve seansların ne zaman sonlandırılacağına danışanla iş birliği içinde birlikte karar verilmektedir.

Bireysel psikolojik destek hizmetleri; duygudurum bozuklukları, çökkünlük, tükenmişlik, kendilik bozuklukları, travma, ilişkisel problemler, öfke kontrolü, stres yönetimi, fobiler, korkular vb. gibi problemlerin çözülmesine yönelik seansları içerir.

Bakış Açısı


Bireye tam olarak ihtiyaç duyduğu psikolojik desteği sağlayarak, kişinin potansiyelini keşfetmesine ve daha doyumlu bir yaşam sürmesine yardımcı olmak esastır.

  • Doğru İletişimin Sağlanması: Bireysel terapinin her şeyden önce, daha fazla öz-kabul ve öz-bilgi sağlaması gerektiği fikri ile danışanlara terapiden nasıl daha fazla yararlanabilecekleri konusunda bilgi vermek önemlidir. Bu bağlamda süreç, tam bir iş birliğine dayandırılır.
  • Derin Öz-Anlayış Kazandırma: Öz-farkındalık uzun vadeli iyileşmenin temel bir bileşenidir anlayışı ile öz-yansımayı ve kişisel içgörüyü teşvik ederek; danışanın düşünce kalıplarını, duygusal tepkilerini ve davranışlarını daha iyi anlamasına rehberlik etmek merkezdedir.
  • İşlevsel Beceriler Geliştirme: Süreçte, danışanın psikolojik sağlığını ve kişisel gelişimini destekleyebilecek başa çıkma becerileri geliştirmesine alan açılır. Stresi yönetmek, duyguları düzenlemek vb. gibi günlük işleyişi iyileştirmek için pratik araçlar oluşturmaya rehberlik edilir.
  • Teşvik ve Destekleme: Yalnızca doğru iç dinamiklerin kurulması ile bireyin daha üretken ve psikolojik olarak sağlıklı yaşam sürmesine ve yaşamda ilerlemesine yardımcı olunabilir. Bu bağlamda bireysel psikoterapide, danışanı zihinsel kaygıları hakkında dürüst ve özgürce konuşmaya teşvik edecek “güvenli ve yargısız iletişim” ortamını oluşturmak önceliklidir.
  • Erişilebilirlik: Psikolojik desteğe erişilebilirliği artırmak için yoğun programı olan ya da farklı şehirlerde yaşayan danışanlar için seanslar online ortamda da yapılır. Bu kapsamda hafta içi her gün ve cumartesi günleri, saat 10.00-22.00 arasında esnek planlama imkânı sağlanmaktadır.

Bireysel psikolojik destek sürecinin detaylarını sayfanın ilerleyen bölümlerinden inceleyebilir, Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun ile iletişime geçebilirsiniz. Online ya da yüz yüze randevunuzu planlamak için form göndererek sizinle iletişime geçilmesini talep edebilir, WhatsApp hattına yazabilir veya doğrudan 0534 599 7662 numarasını arayabilirsiniz.

Kapsam

Bireysel terapi, pek çok farklı psikolojik bozuklukta veya zorlukta başvurulan ve oldukça geniş bir yelpazeye sahip bir psikoterapi biçimidir. Hangi durumlarda bireysel terapiye başvurmanın faydalı olacağına dair fikir edinebileceğiniz listeleri aşağıdan inceleyebilirsiniz. Çeşitli sorunlar ana başlıklar altında toplanmış olsa da bireysel terapi bu sorunlarla sınırlı değildir. Aşağıdaki temel başlıkların yanı sıra herhangi bir başlığa ait olmayan fakat bireyin hakkında cevap aradığı konular da psikolojik destek kapsamındadır.

Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun ile iletişime geçerek destek alabileceğiniz psikolojik sorunlar ve durumlar genel olarak şunlardır:

  • Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları: Genel kaygı, sosyal kaygı, panik ataklar, panik bozukluğu, sınav kaygısı, performans kaygısı…
  • Depresyon ve Depresif Belirtiler: Majör depresyon, melankolik depresyon, atipik depresyon, mevsimsel duygusal bozukluklar, kalıcı depresif bozukluk, boşanma sonrası depresyon, doğum sonrası depresyon…
  • Stres ve Strese Bağlı Problemler: Stres yönetimi sorunları, stresle baş etmede zorlanmalar, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)…
  • Kendilik Bozuklukları: Düşük özsaygı, özgüven eksikliği, aşırı düşünme (overthinking), çözülmemiş çocukluk sorunları…
  • Davranış Bozuklukları: Engel olunamayan takıntılar, kontrol edilemeyen öfke sorunları, erteleme ve motivasyon sorunları, mükemmeliyetçilik…
  • Duygudurum Bozuklukları: Bozucu duygudurum bozukluğu, dissosiyatif kimlik bozukluğu…
  • Kişilik Bozuklukları: Kaçıngan kişilik bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu, obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu, narsisistik kişilik bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu, histriyonik kişilik bozukluğu…
  • Travmalar: Travma ve tekrarlayıcı düşünceler, taciz ve istismar…
  • Kayıp ve Yas Süreci: Kayıp, ölüm, hastalık, ayrılık, keder ve yas süreci…
  • Fobiler ve Korkular: Agorafobi, sosyal fobi, kedi-köpek korkusu…
  • Yeme Bozuklukları: Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, obezite…
  • Uyku Bozuklukları: Uykusuzluk, fazla uyuma, uykuya dalamama, sık uyanma…
  • Dikkat Bozuklukları: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), odaklanma problemleri…
  • Somatik Problemler: Psikolojik bozukluklardan kaynaklanan bedensel rahatsızlıklar, kronik rahatsızlıklarla ortaya çıkan psikolojik sorunlar, psikolojik desteğe de ihtiyaç duyulan tıbbi problemler…
  • Takıntı Problemleri: Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), eş zamanlı anksiyete bozuklukları, eş zamanlı depresif bozukluklar…
  • Cinsellikle İlgili Konular: Cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğinden kaynaklanan sorunlar…
  • İlişkisel Sorunlar: Aile, evlilik, arkadaşlar, iş yaşamı ve sosyal sorunlar, iş hayatındaki ilişkilerde sorunlar, duygusal ilişki sorunları, kıskançlık, boşanma problemleri, ilişkilerde zorlanmalar, bağlanma sorunları, ebeveyn zorlukları…
  • İletişim Problemleri: İnsan ilişkilerinde problem yaşama, kendini ifade etmede güçlük, sosyalleşme sorunlar, asosyallik ile ilgili konular, iş yaşamı sorunları ve stres…
  • Hamilelik Süreci Problemleri: Doğum öncesi anksiyete bozuklukları, doğum öncesi depresyon, doğum sonrası depresyon…

Yetişkinlerle çalışılan başlıklara ek olarak, ergenlik sürecindeki gençlerle çalışılan spesifik konular da genel olarak şunlardır:

  • Okul Problemleri: Ders çalışma problemleri, tekrarlanan başarısızlıklar, üniversite sınavı vb. gibi sınavlara hazırlık dönemlerinde oluşan anksiyete, stres ve korkular…
  • Bilişsel Problemler: Öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, odaklanamama…
  • Duygusal Problemler: Kardeş kıskançlığı, anne-baba ayrılığı, özgüven sorunları…
  • Ergen Psikolojisi Problemleri: Ergenlik çağı sorunları, ergenlik bunalımı, cinsel kimlik sorunları, kimlik çatışması, akran zorbalığı…

Uygulama

Bireysel psikolojik destek süreçlerinde başvurulan pek çok farklı terapötik yaklaşım, yöntem, teknik ve terapi biçimi bulunmaktadır. Psikoterapi yaklaşımları, birbirlerinden farklı içeriklere, iç dinamiklere ve süreçlere sahiptir. Bazı yöntemler, belirli tür sorunları ele alırken diğerlerinden daha iyi çalışmakta ve daha verimli sonuçlar üretmektedir. Dolayısıyla da bireysel terapide kullanılan belirli ve değişmez bir yöntem yoktur. Bunun yerine, ihtiyaçlara ve semptomlara göre uyarlama yapılmaktadır.

Daha derin bir bakış açısı sunabilmek için konuyu şu şekilde genişletebiliriz: Örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi, sıklıkla psikoterapi alanının altın standardı olarak adlandırılır. Kapsamlı araştırmalarla BDT’nin depresyon, anksiyete bozuklukları ve benzer birçok psikolojik sağlık sorununu iyileştirmedeki başarısı gösterilmiştir. Fakat belirli bir müdahalenin onlarca yıllık deneysel araştırma desteğine sahip olmaması, bir danışan için işe yaramayacağı anlamına da gelmemektedir. Bu noktada bireyin terapiye ihtiyaç duyduğu alanlar ve terapiden beklentileri belirleyici olmaktadır.

Dolayısıyla da kriz döneminde olan ya da hayatında önemli kararlar almaya hazırlanan ya da günlük işlevselliğini güçlendirmek isteyenler için yararlanılması gereken doğru yöntem ve yaklaşımlar değişecektir. Farklı bir ifadeyle sizin için en iyi terapi yönteminin, sorununuzu iyileştirecek olan yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

Yönteme Nasıl Karar Veriliyor? Süreç, ilk olarak, bir ya da birkaç seans sürebilen “değerlendirme” aşamasıyla başlamaktadır. Değerlendirme sonucunda, farklı psikoterapi yöntem ve yaklaşımlarını tek başına ya da bir arada kullanmaya karar verilebilir. Bu karar, terapiste aittir. Bilişsel, psikodinamik, duygu odaklı veya aşağıda listelenen diğerleri de dahil olmak üzere birçok ekol, üzerinde çalışılan duruma ve danışanın kişiliğine bağlı olarak değişen bir temelde bireysel terapiye dahil edilebilir. Dolayısıyla klinik psikoloğun gerekli görmesi halinde -devam eden seanslarda- bir tür veya yaklaşımdan bir diğerine geçilebilir.

En verimli terapi genellikle esnek ve bütünleştirici olandır.

Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun, değişen ihtiyaçlara bütünsel olarak hitap edebilmek için farklı tekniklerden eşzamanlı faydalanan Bütüncül Psikoterapi yaklaşımını benimsemektedir. Dolayısıyla da genç ve yetişkin bireylerin yaşayabileceği psikoloji kökenli çeşitli sorunlar, durumun gerektirdiği en etkili ve sürdürülebilir yöntem ya da yöntemlerle çalışılmaktadır. Psikolojik destek kapsamında başvurulan yaklaşım ve yöntemleri aşağıdan inceleyebilir, daha detaylı bilgi için özgeçmiş ve tecrübelere göz atabilirsiniz.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi: Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağlantıyı anlamaya yardımcı olur. Arkasındaki temel fikir, sağlıklı düşüncelerin genellikle olumlu duyguları ve üretken eylemleri teşvik ettiğidir.
  • Dinamik Psikoterapi: Geçmiş deneyimlerin, bugünkü psikoloji ve davranışlar üzerindeki etkisini araştırır. Bireyin, bilinçdışı deneyimlerini ve bu deneyimlerin davranışlarını nasıl etkileyebileceğini anlamasına yardımcı olur.
  • Duygu Odaklı Terapi: Duyguları anlamaya ve sağlıklı şekilde yeniden işlemeye yardımcı olur. Bastırılmış, bastırılmak istenen veya kaçınılan duygularla sağlıklı yüzleşme sağlar.
  • Destekleyici Psikoterapi: Mevcut kaynakları ve güçlü yönleri öne çıkararak, günlük işlevselliği sürdürmeye yardımcı olur. Bireyin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanır.
  • Çözüm Odaklı Terapi: Geçmişteki sorunlara değil, mevcut kaynaklara ve gelecekte ulaşılmak istenen hedeflere odaklanan kısa süreli ve yapılandırılmış bir yöntemdir. Uzun süreli terapilere ihtiyaç duymayanlar; stres, kaygı, depresyon, ilişki sorunları ve motivasyon eksikliği gibi konularda hızlı ilerleme kaydedebilir.
  • Varoluşçu Terapi: Yaşamın anlamı, özgürlük, sorumluluk, ölüm, yalnızlık ve seçimler gibi temel varoluşsal meselelerle yüzleşmeye yardımcı olur. Bireyin içsel gücünü fark etmesini ve kendi yaşamına dair sorumluluk almasını teşvik eden Varoluşçu Terapi, kendini gerçekleştirme sürecine katkıda bulunur.
  • Bütüncül Psikoterapi: Farklı ekolleri ve yaklaşımları bir araya getirerek bireyin ihtiyaçlarına en uygun terapi sürecini oluşturmayı amaçlayan esnek ve kapsamlı bir yöntemidir. Tek bir ekole bağlı kalmak yerine; danışanın kişilik yapısını, yaşadığı sorunları ve içinde bulunduğu bağlamı dikkate alarak farklı yaklaşım ve tekniklerden yararlanmaya odaklanır.
  • EMDR Terapisi: Beynin geçmişte doğru şekilde işleyemediği zorlayıcı deneyimlerinin, kontrollü şekilde yeniden işlenmesini sağlar. Doğrudan “travmatik anı” üzerine çalışır. EMDR Terapisi, kısa sürede derin etkiler yaratabilir.
  • Attentioner Terapisi: Dikkat ve ilgili diğer yürütücü işlevleri, sistematik ve bütüncül olarak geliştirmeye yardımcı olur. Öz-düzenleme kapasitesini ve akademik başarıyı artırmada Attentioner Dikkat Terapisi etkili bir yöntemdir.

Yöntem ve yaklaşımlar hakkında kapsamlı bilgi edinmek için psikoterapi yaklaşımları sayfasını inceleyebilirsiniz.

Bilimsel geçerliliği olan psikoloji testleri, bireylerin farklı yönlerini değerlendirmek için geliştirilen ve oldukça geniş bir yelpazede çeşitlenen güvenilir klinik ölçüm araçlarıdır. Bu testler sayesinde farklı yaş gruplarından bireylerin; zekâ, kişilik, yetenek, davranış ve duygusal durumları bilimsel veriler ışığında değerlendirebilmektedir. Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun’un ilgili eğitimleri alarak uygulayıcı sertifikasına sahip olduğu temel testler aşağıdaki gibidir:

  • MMPI Kişilik Testi: Psikolojik eğilimler, duygular ve davranışlar dahil olmak üzere, kişiliğin çeşitli yönlerini ve farklı psikopatoloji biçimlerini ölçmek amacıyla 18 yaş üzeri bireylere uygulanan bir tür psikometrik testtir.
  • MOXO Dikkat Testi: Çocuklar ve yetişkinler için farklı versiyonları olan ve katılımcının “gerçek hayattaki dikkat performansını” yansıtmayı amaçlayan modern bir dikkat ölçüm aracıdır.
  • WISC-4 Zekâ Testi: 6-16 yaş aralığındaki çocukların “bilişsel becerilerini” klinik olarak ölçmek ve değerlendirmek amacıyla kullanılan bireysel bir zekâ testidir.
  • Denver Gelişim Testi: 0-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimsel becerilerini değerlendirmeyi sağlayan klinik bir “gelişim tarama” aracıdır, zekâ testi değildir.

MOXO, MMPI, WISC-4 gibi en yaygın bilinen klinik testlerin yanı sıra; D2 Dikkat Testi, Burdon Dikkat Testi, Cattel 3A Zekâ Testi, Porteus Labirentleri Testi, Frostig Görsel Algı Testi gibi pek çok farklı test de gereklilik durumunda sürece dahil edilmektedir. Detaylı bilgi için klinik testler sayfasına göz atabilirsiniz.

Süreç

Bireysel terapi, haftalık belirli periyotlar halinde devam eden bir süreçtir. Görüşme sıklığına ve görüşmelerin ne zaman sonlandırılacağına -terapi içeriğinin yoğunluğuna göre- danışanla birlikte karar verilmektedir.

  • Süre: Bir seans, genellikle 45-50 dakika kadar sürmektedir.
  • Sıklık: Seanslara genellikle haftada bir görüşme şeklinde devam edilmektedir. Nadiren çifte seans yapılır ve danışanın ihtiyaçlarına göre seanslar, iki haftada bir olacak şekilde de planlanabilir.
  • Devamlılık: Bireysel psikoterapide herkes için geçerli olabilecek, tanımlanmış belirli bir süre bulunmamaktadır. Terapinin toplam uzunluğu, danışanın ihtiyacına göre şekillenir.

Bireysel terapinin ne kadar süreceği, danışanın hem ihtiyaçlarına hem de “hedeflerindeki ilerlemeye” bağlı olarak tek bir seanstan birkaç yıla kadar değişebilmektedir. Bazıları için kısa süreli ve odaklanmış bir süreç yeterli olurken, bazıları içinse daha uzun ve derinleştirilmiş bir süreç gerekebilmektedir. Seansların ne sıklıkta planlanacağı ve terapinin ne kadar süreceği aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok faktöre bağlı olarak değişebilir:

  • Ele alınan psikolojik sağlık durumu ve şiddeti
  • Üzerinde çalışılan problem ya da problemler
  • Sorunun ne kadar süredir yaşandığı
  • Sorunun günlük yaşamı ne kadar etkilediği
  • Sorunun ne kadar sıkıntıya neden olduğu
  • Süreçte yararlanılan psikoterapi yaklaşımının içeriği
  • Bireyin katılım düzeyi ve sürece ne kadar hızlı yanıt verdiği

Bazı tür endişeler, birkaç hafta süren -örneğin Çözüm Odaklı ya da Destekleyici gibi- yaklaşımlarla ele alınabilir. Fakat kronikleşmiş veya daha karmaşık endişeler uzun süreli destek gerektirmektedir. Dolayısıyla da bazı durumlarda fark edilir bir ilerleme kaydedilmesi 1 yıldan fazla sürebilir. Örneğin derin bir psikoterapi içeriğine sahip olan ve bilinçdışını keşfetmeyi hedefleyen psikodinamik yaklaşımda, duruma göre seanslar haftada 2-3 kez bile uygulanabilir ve toplamda 100 saatin üzerine çıkılabilir.

Bireyin günlük yaşam dinamiklerinde fark ettiği görünür sorunları, bazen hayatındaki daha uzun süreli kalıpları keşfetmesi için bir “geçit” görevi görebilir. Bazı araştırmalar, akut semptomları etkili bir şekilde iyileştirmek ve süreçte ortaya çıkabilecek kronik semptomları keşfetmek için en az 6 ay boyunca devamlılık önermektedir.

  • Değerlendirme: Danışanın sorunlarını ve hedeflerini anlamak için ilk görüşmelerde kapsamlı ve çok boyutlu bir değerlendirme yapılmaktadır. Bu süreçte çeşitli psikoloji testlerinden de yararlanılabilir.
  • Hedef Belirleme: Danışanla birlikte terapinin amacı ve hedefleri üzerine konuşularak hedefler netleştirilmektedir.
  • İçeriği Planlama: Danışanın ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilecek yaklaşımlar ve teknikler, Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun tarafından belirlenerek yol haritası çıkarılmaktadır.
  • Müdahale ve Destek: Takip eden seanslarda, belirlenen hedefler doğrultusunda duygular, düşünceler, davranışlar ve yaşanan sorunlar ele alınmaktadır. Süreç boyunca, farklı ekollere ait teknikler, danışanın ihtiyacına göre tek başına veya birlikte kullanılabilir.
  • İzleme ve Uyumlama: İlerleme, düzenli olarak izlenmekte ve gerektiğinde müdahale ve destek stratejileri yeniden yapılandırılmaktadır.
  • Kapanış ve Takip: Başlangıçta belirlenen hedeflere ulaşıldığında, süreç yapılandırılmış bir biçimde sonlandırılmaktadır. Gerekli durumlarda takip seansları planlanır.

Bireysel psikolojik destek sürecinde, danışanın terapi için “belirli hedefler” geliştirmesine yardımcı olunur. Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun’un yaklaşımı, genel bir hedefin yanı sıra seanstan seansa değişebilen daha odaklı hedefleri de içermektedir. Çünkü genel hedefi; seans bazında küçük hedeflere ayırmak, sürecin belirli bölümlerine odaklanma ve tüm yönlerin doğru şekilde ele alındığından emin olma konusunda son derece işlevsel bir yöntemdir. Öte yandan danışanın, hangi belirli bölümlerde zorluk çektiğini ve üzerinde daha fazla çalışmak istediğini belirlemeyi de kolaylaştırmaktadır.

İlk seans, genellikle “bilgi toplama” odaklıdır. Danışanın yaşam öyküsü, şikayetleri, semptomları, başvuru nedeni, terapiden beklentileri, ihtiyaçları ve hedefleri üzerinde yoğunlaşılmaktadır. İlk seansta, kişiyi terapiye getiren endişeleri detaylı biçimde ele alınıp incelenir ve kişilik yapısı analiz edilir. Bu süreçte; geçmişteki fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığı hakkında fikir edinmek amacıyla psikolojik ve psikiyatrik geçmişini öğrenmeye yönelik sorular sorabilir. Dolayısıyla da kişinin mevcut durumunu daha iyi anlamak için birkaç seans gerekebilmektedir. Bu sayede endişeler, geniş bir perspektifte ele alınabilir ve en iyi eylem planı belirlenebilir.

İlk seansta genel terapi süreci hakkında da konuşulmakta ve bilgilendirme yapılmaktadır. Kullanılacak terapi türü ve terapi hedefleri hakkında konuşmak, iki taraf için de yol haritasını netleştirmek açısından önemlidir. Bu süreçte klinik psikolog, danışanını anlamaya ve güvenli bir ilişki ve iletişim ortamı kurmaya odaklanır.

Çocukluk Dönemi mi Analiz Edilir? Bireysel terapi, yaygın kanının aksine, danışanın sadece çocukluk yaşantılarına odaklanılan bir süreç değildir. Burada belirleyici olan, başvurma nedeni ile birlikte ulaşılmak istenen hedeflerdir. Bireysel terapinin içeriği, kişiden kişiye değişeceği ve ihtiyaçlara en uygun yöntemler kullanılacağı için “irdelenen konular” da farklı olacaktır. Dinamik Psikoterapi gibi derinlikli yaklaşımlar doğrudan çocukluk yaşantılarına odaklansa da tamamen güncel duruma, şimdiye ve geleceğe odaklanan yaklaşımlar da vardır. Bununla birlikte klinik psikolog gerekli gördüğü durumlarda, bugün yaşanılan olaylarla bağlantısını kurabilmek için “güncel soruna ilişkin çocukluk anılarını” gündeme getirebilir.

İlaç Kullanmak Gerekir mi? Bireysel terapi, genel olarak başa çıkma ve öz-yönetim becerilerine odaklıdır. Kişinin endişelerine ve fiziksel sağlığına bağlı olarak, yalnızca konuşma terapisi yeterli olabilir. Fakat bazı durumlarda terapiyle eş zamanlı olarak ilaç desteği alınması da gerekebilir. Bu gibi durumlarda, bir psikiyatrist ile görüşmek daha faydalı olacaktır. Psikiyatrik ilaçlar, sadece psikiyatristler tarafından reçete edilebilmektedir. Sonuç olarak bireysel terapide ilaç kullanmak her zaman gerekli olmasa da süreçte danışana dair keşfedilen bilgiler bir psikiyatristle görüşerek ilaç desteği almaya yönlendirebilir.

Süreçte; Klinik Psikolog Ayşe Dönmez Altun tarafından, danışanın yaşadığı sorunların doğasını anlamaya yönelik kapsamlı bir değerlendirme yapılmakta ve durumu için uygun olabilecek tüm tedavi seçeneklerini belirlemesine rehberlik edilmektedir.

Bireysel terapi seansları, online (çevrimiçi) platformlar üzerinden de güvenli bir şekilde yapılmaktadır. Online görüşmelerin, geleneksel yüz yüze görüşmeler kadar, hatta kimi durumlarda daha da faydalı olabileceği kanıtlanmıştır. Bazı çalışmalar, insanların online seanslardan daha memnun olduğunu da göstermektedir. Dolayısıyla online terapi, yalnızca geleneksel terapinin aynı faydalarını sağlamakla kalmaz, ek olarak daha fazla kolaylık ve esneklik de sunar.

Özellikle yoğun programı olan ya da farklı şehirlerde yaşayan danışanlar için etkili bir alternatif olarak online terapi yöntemine sıklıkla başvurulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir